her nasılsa beni bu şekilde terkedeceğini biliyordum
her nasılsa burada hiç kalamayacağını biliyordum
ve erken sabah aydınlığında
sessiz ve huzurlu bir gecenin sonunda
kalbimi aldın götürdün
hep kalabilmeni dilerdim...
"sıkıysa kaçma" gibi sözler söylenir ki erkeklik vaziyeti kurtarılsın. yani biraz kurusıkı sallamak gerekebilir. maksat hatunun gözünde üç beş tane artı puan toplamak.
şimdi gidiyorsun, git
bütün sabahları üşüdüğüm
bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
içimde bir şarkı
gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
sevdiğimiz şarkıları da
pencareme konan yusufcukları da
bana karanlığı bırak
beni bırak, beni böyle bırak
böyle ansızın, böyle yakışıksız
böyle anlamsız, böyle dağınık
öyle kapıda susuşun
öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun
koy beni sensizliğe
ve otursun içime kül gibi kor yangının
şimdi gidiyorsun, git
hadi git
hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
hadi kanatma
hadi yıkma
hadi dokunma
zaten ben seni öylesine sevmiştim
şimdi gidiyorsun, git
bütün sabahları üşüdüğüm
bütün gördüğüm senli günlerim, onlarda gitsin
içimde bir şarkı
gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
oldu mu şimdi?
böyle apansız, damdan düşer gibi,
gözden kaçar gibi,
ürkek bir güvercin gibi avuçlarımdan…
uçar gibi…
kaçtın acılı bir eyvah gibi…
dudaklarımdan.
nêyâr gibi, gülümsemesiz,
kalabalıklardan geçer gibi dikkatsiz!
nasıl bir sese yöneldin ki?
“gel” deyişlerime umarsız.
ne bir resim ne bir mektup,
ellerin ki hatırasız!
rüzgâr yüzüne vurur,
yağmur yüzüne.
“geri dön” diye!
heyhat nasıl bir hışımla kalktın ki?
onları bile duymasız.
…
öyleyse gidişin mübarek olsun.
ama böyle yıkım görmedim, böyle vefasız.
uzak dağ başlarında yanan ateşlerdeydik
kentin sokaklarında dalga dalga özgürlük
direndik teslim olmadık binlerce kardelendik
kaldı çocuk gülüşleri ışığında kavgamız **
gidiyorsun işte! bir kenti terkediyorsun. belki de sonsuza kadar. sonsuzluk neyse, ne halta yararsa, sonsuza kadar kadar terkediyorsun belki de. kaybolan farlara, stop lambalarına şöyle seslenmek geliyor içimden:
'ben bir silahım! ama hiçbir silah yaralamaz insanı, bir başka insan olmadan!'
*