|
|
- her ne kadar geçmiş bir şekilde örtülmeye çalışılsa da sünger yumuşak bir nesne olduğundan geçmişte sivrilen şeyler süngerin altından bir yerlerimize batabilir, mazallah dikkatli olmak lazımdır.
- "geçmişe naylon çekmek" şeklinde gözyaşı geçirmez olsa manasına çok daha uygun olabilecek bir deyimdir. ama iş işten geçmiştir, bu deyim de geçmişten gelmiştir.
- günümüzde geçerliliğini yitirmiş eylem.
geçmişin temiz, duru bir su gibi olan ahlakındaki lekeler -ki üzüntü verirdi bunlar insana- evet, bir süngerle emilebilirdi, fakat şimdilerin pis, kokuşmuş, kurumuş ve alabildiğine sivri, dikenli geçmişleri için sünger? belki zımpara olabilir.
- (bkz: geçmişe mazi derler)
- söylemesi çok kolay,uygulaması da bir o kadar zor olan söz,olmaz yalandır bu yalan.
- en başta bayağı bir süngere sahipliği zorunlu kılan durumdur.o kadar yükü biz taşıyamıyorken bir kıytırık-afedersin- sünger mi kaldıracak?!mutlaka o da bir arıza verir, yükünü taşıyacak bir yoldaş ister, aynı yolun yolcusundan.
bir de bu geçmişin sulu olanı var, kuru olanı var, kupkuru olanı var.
yanisinden kısa yollu derim ki, bu süngerle, çekmekle olacak iş değil...aslında olacak iş değil. sadece gelişlerine bir sınırlama getirilebilinir geçmişin hayaletlerinin.olmadı daha cici kıyafetler içinde.
- kolaydır da geleceğe nerden, nasıl başlayacağını bilmiyorsan anlamsız kalır.
- geçmişe mazi derler sözünü uygulayabilmektir.
(artı1, 28.05.2008 21:14)
- bir türlü becerilemeyendir genellikle. asla tamamen kopmaz olaylar, dayanma noktasındaki ince çizgiyi geçmemek için mükemmel iradeli olmak lazımdır. sizi şimdiye bağlayan sağlam bir şeylerin olması lazımdır. yeni bir sevgilidir, yeni bir iştir, yeni bir şehirdir bu belki. en önemlisi kendinizi inandırmanız lazımdır sapına kadar. çok zor bir olaydır .
- (bkz: geçmişe sünger bob çekmek)
- nesne olarak neden "sunger"in seçildiği bilinmeyen deyimdir.
- geçmişe sünger çekmek geçmişi tamamen silmek değildir.
sadece belki geçmişin üstünü görünmesin diye örtmektir.
bir şeyler yaşanır, hissedilir. sonra kararlar alınır unutacağına dair. hani sil baştan tekrar yaşama bağlanmak istenir. ilk başlarda zordur, çok zordur. alınan kararlara sadık kalmak için canını yakar insan. çünkü bilir ki sadık kalmazsa bu kararlara, daha çok canı yanacaktır. düşünmemeye, konuşmamaya çalışır. bazen insanlardan kaçılır sormasınlar, yaraya tuz basmasınlar iyilik yapayım derken diye.
zaman geçer... hani hep derler ya zaman her şeyin ilacı. ilaç etkisini göstermeye başlar yavaştan...
günler geçer... daha az düşünür insan, daha az ağlar. sonra düşünmemeye başlar. öğrenir unutmayı. başının çaresine bakar işte bir şekilde. belki yeni aşklar, yeni hayatlar, yeni yaşanmışlık eklenir.
günler geçer... bir gün ufacık bir şey olur. belki bir koku, şarkı, söz... bir şey acıtır o yarayı yeniden. kızar insan kendine, unutamadığı için. oysa bilmek gerek. geçmişe sadece sünger çekilir ve sünger çekmek geçmişi silmek değildir. anılar bir yerde bekler sinsice. taaa ki kendini hatırlatacak bir şeyle karşılaşana kadar...
- sil baştan başlamak, hayatı sıfırlamak.
|