belki ilginizi çeker
  1. · izmir atatürk eğitim ve araştırma hastanesi
  2. · wondrous
  3. · hukuken sakıncalı olabilir
  4. · sansursensin com
  5. · üçüncü adam
  6. · judge dredd
  7. · akp nin yarattığı sağlık başarı mutluluk tablosu
  8. · sansür
  9. · hayatın ne kadar ibne olduğunun anlaşıldığı anlar
  10. · izmir atatürk eğitim ve araştırma hastanesi
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · annelerin yakışıklı anlayışı
  2. · dersim katliamı
  3. · aşk ı memnu
  4. · yatmadan önce dinlenen son şarkı
  5. · ahmet kaya
  6. · aklidengegorecelibikavramdir
  7. · günün tek cümlelik özeti
  8. · demokrasiyi orduya emanet etmek
  9. · ibrahim kutluay

geçen ayın en beğenilen girisinin silinmesi  

 sayfa  / 2
  1. izmir atatürk eğitim ve araştırma hastanesi başlığı altına yazdığım girime uygulanan sansür. ilgili kurumun şikayetine bağlı olarak silinmiş girim. okuyamayanlar için;

    http://www.hainkedi.com/...

    geçtiğimiz iki ay boyunca yaşadıklarımdan sonra yediğim en son darbe bu oldu. o giride anlattıklarımdan sonra babamın sağlık durumunu soran çok mesaj aldım. söyliyim. babam iki gün önce hakkın rahmetine kavuştu. ve bunun en büyük sorumlusu bizi 40 gün boyunca defalarca gönderip çağıran ve babamı iki sefer ameliyat masasından kaldıran doktorlardır. en başından bizi doğru yönlendirselerdi, aralarındaki iletişimi doğru kurabilselerdi şu an babam hala nefes alıyor olacaktı. dedikleri gibi kahrımızı çekmediler bu da yetmiyormuş gibi kedinin fareyle oynadığı gibi bizimle oynadılar. babamda ciddi bir moral kaybına neden oldular. daha sonra babam ege üniversitesinde tedavi oldu. bir hafta gastoentroloji de yattı. karnındaki sular boşaltıldı. rahatlatıldı. karaciğer nakli için sıraya kondu. göbeğindeki fıtığın alınmasının riskli olduğu gerekçesiyle nakli beklememiz önerildi. fakat bir hafta sonra babam bağırsak düğümlenmesi geçirmek üzereyken zorunlu olarak ameliyata alındı. çok riskli bir ameliyattı ve babam oradan kalkmayı başardı. fakat evimize döndük sonra halsizleşti ve iki gün önce son nefesini verdi. bütün bunları o lanet kırk gün boyunca yaşadığı moral çöküntüsüne bağlıyorum ve adlarını tek tek deşifre ettiğim o doktorları babamın ölümünden sorumlu tutuyorum. bu düşünceyle yaşayacağız ve hakkımızı hiçbirine helal etmeyeceğiz. fakat can simidi gibi sarıldığım ve çok da destek gördüğüm bu platformun moderatörlerinin o girimi silmeleri babamın ölümünden sonra bana en çok koyan şey oldu. bu kadar kolay pes edilmemesi gerekiyordu. eğer zamanı geldiğinde haksızlıklara karşı sesimizi yükseltemeyeceksek bu sözlüğün ana sayfasına reklam almaktan başaka bir amacı olmadığını nasıl düşünebilirim.

    edit: silinme sebebi tam olarak şöyle. hukuken sakıncalı olabilir. "kurum yonetiminin sikayeti uzerine degerlendirilmistir". bu arada silen: wondrous.
    (üçüncü adam, 03.10.2009 21:41 ~ 05.10.2009 09:47)
  2. bir ayıbın sansürle silinmeye çalışılmasıdır. hatayı düzeltmek yerine uyaranı uçurmak, mağduru ezmek adettendir memlekette. yakında bizi de silecekler toptan.
    (emir cool u, 03.10.2009 21:44 ~ 22:05)
  3. garip bi' olay bu. feci garip hem de.

    ortada bi' kurum ve kurumla ilgili aşırı derecede ciddi bi' takım şikayetler var. doktorlar şöyle davrandı, bizle böyle dalga geçildi falan.

    ama sonra giri siliniyor. sebep? kurum itiraz etmiş, en azından ben öyle duydum.

    çok garip bi' olay bu abi, gerçekten çok garip bak. düşünsene, birileri senin baban ölüm döşeğindeyken taşşak muhabbetine sararcasına ilgisizlik yapıyo, görevlerini yerine getirmiyo, hipokrat'ı mezarında ters döndürüyo, sorun olmuyo. ama sen bunları bi' yerde yazıp da şikayetlerini dile getirince bu engelleniyo.

    garip olduğu kadar ciddi de bu.

    nasreddin hoca'nın bi' fıkrası vardı, belki bilirsiniz;

    nasreddin hoca yabancı bi' köyden geçerken köpekler koşturmaya başlar üzerine akşam vakti. hoca hemen aceleyle yerdeki taşlara eğilir ancak hepsi yere çakılı gibi kalır, hiçbirini kaldıramaz. nasreddin hoca'nın tespiti de ülkenin şu anki halini anlatır;

    "bu nasıl iş? köpekleri salmışlar, taşları bağlamışlar!"

    teşbihte hata olmaz derler, durum da aynen bu şekilde. sözlükten silinmesi gerekmiştir, kanunlar öyle demiştir ve silinmiştir vs vs, bunlar beni çok da ilgilendirmiyo. ilgilendiren şey bu ülkede işlerin dönüş şeklinin nasıl da mide bulandırıcı olduğu.

    ve maalesef son derece mide bulandırıcı...
    (marchus, 03.10.2009 21:47 ~ 21:49)
  4. internette sansürün ne boyutlara ulaştığının göstergesidir.silinen sadece giri değildir az kalan kalelerinde zamanla çökmesidir
    (geldim gördüm yendim, 03.10.2009 21:51)
  5. hani şunu diyebilirsiniz arkadaşın babası vefat etti -başın sağolsun hocam- bütün bu olaylar başına geldikten sonra yetkilileri suçladı ve bilindik bir senaryo çıktı (maalesef ülkedeki koşullar öyle). bu konuda haklı da olunur gerçekten. ama teee ne zamandan önce yazmıştı girisini, perşembenin gelişi çarşambadan bellidir misali böylesine vahim bir sonuç doğdu, hem de yazılmasına rağen hem de insanlara bakın hatanız burda demesine rağmen, bunu feyz almayan insanların bu şekilde hatalarını düzeltmek yerine, yetkili mecralara başvurması ve bahsedilen girinin silinmesi akla şunu getiriyor bu ülkede körler sağırlar birbirini ağırlar kardeşim. bu nun acı meyvelerini yiyen bugün arkadaşım yarın sen öbür gün ben. lanet olsun.
    (genius kusagami, 03.10.2009 21:55)
  6. taraflı bir harekettir. mevzu bahis giride, canı yanmış bir kişi, zaten türkiye'deki birçok devlet hastanesinde yaşanan gerçekleri yüksek sesle söylemek istemiş. kimse o giride yazılı olanların sürpriz olduğunu söyleyemez. haklı olan(lar)ın engellemelere maruz bırakılarak haksız gibi gösterilmek istenmesi, ne yazık ki medeniyet seviyelerine imrendiğimiz 1. dünya ülkelerinde pek de yaşanmayan bir durum. kurumun şikayette bulunup giriyi sildirmiş olması da ayrı bir ironi. gocunmalarının sebebini anlayamamış bulunmaktayım. bir insan, üstelik de babası ciddi bir rahatsızlığın pençesinde olan bir insan, ne derdi var ki koskoca bir hastanenin çalışanlarına iftira atsın? bu insanın kalbine çentik atılmış, yarası kanatılmış. bu insan çıldırtılmış ki bir şekilde içindeki üzüntüyü dışarı vurmak istemiş, hem de gayet usturuplu bir üslupla.

    rahat etsinler artık. rahatsızlığı sebebiyle götürüldüğü hastanede ilkel muamelelere maruz kalan o baba artık yok zaten. vefat etmiş.

    mekanı cennet olsun.
    (beyaztavşanıtakipet, 03.10.2009 21:57)
  7. 3 kuruşluk hukuk bilgim var.
    girinin silinmesi hukuki açıdan haklı mıdır, değil midir bunu hukukçular bilir.

    ancak güneş balçıkla sıvanmaz. ben sizin kahrınızı çekemem diyen bir hekim, niye hekim olduğunu bir düşünmeli. bunu söylediğini hatırlatan hastasının sözlerini de ortadan kaldırmak yerine "ben nerede yanlış yaptım acaba" diye düşünmeli.

    "derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
    hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
    söylesem tesiri yok sussam gönül râzı değil
    çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir."

    demiş fuzuli.

    ne de güzel demiş.

    her ölüm erken ölümdür.
    merhumun mekanı cennet olsun.
    (diabetik nöropati, 03.10.2009 22:18 ~ 22:19)
  8. tanım için: haksızlık.

    olay için; sorun geçen ayın en beğeniln girisinin silinmesi değil . başlıktan ilk okunduğunda buymuş gibi duruyor.

    sorun bir kişinin mağduriyetini, yaşadığı olayları yazıya dökmesi. ki yazdığı yazıda bir hakaret yok. küfür yok. kişilik haklarına aykırılık yok. bu olayı aynı şekilde bir televizyon kanalında da bir gazete sütununda da anlatabilirdi.

    kurumun şikayetinin haklı gerekçesi ne bilemiyorum. hukuksal yönü %100 bilmesem de bu olayda sorun teşkil edebilecek şeyler de yok. zaten kurumun kendisini de şikayeti yok. kurum mensubu kişilere karşı büyük tepkiler var.

    bu bir firmayı şikayet etmek gibi. x markasının servisinde yaşanan olaylar burada nasıl dile getirilebiliniyorsa, x kişisi hakkında nasıl eleştiryorsak, x dizisini yerden yere vuruyorsak , x hastahanesinde yaşananlarda dile getirilmeli. getirilebilmeli.

    sansürün ve bu girinin silinmesinin açıklaması pek tatmin edici değil. gerekirse hukuki yollar aranabilir ki her giri sonunda giride yazanların yazarların kendi sorumluluğunda olduğu da belli.

    bu tür interaktif platformlarda kiitüsözlük kapsamı açısından oldukça küçümsenmeyecek bir kitleye hitap ediyor. bu tür yasakların bu şekilde uygulanmaması gerekmektedir. bunun en büyük nedeni de okunanların ciddiye alınabilmesi,güvenilir olması.

    en büyük gerekçesi de demokrasi ve düşünce özgürlüğü.
    (komiknickbulamadim, 03.10.2009 22:19 ~ 22:21)
  9. (bkz: sansursensin com)
    (parçın, 03.10.2009 22:22)
  10. haklının hakkını arayamadığının haksızınsa fütursuzca hakkını arayabildiğinin kanıtıdır.
    (indrowus, 03.10.2009 22:24)
  11. insanlık ayıbıdır.

    yani aman göte geleceğiz, aman menfaatlerimiz zarara uğrayacak diye çıkmamalı -insan olan- yola..
    başa gelen kötü olaydan haberdar olup, gelen şikayetten sonra silmek nasıl bir davranıştır aklım almıyor. ya da küçük beynimle ben yetemiyorum bu olayı kavramaya, eksik kalıyorum.
    ama sanırım kavramak da istemiyorum böyle bir iğrençliği.
    (aşktan da öte seksten de beri, 03.10.2009 22:34)
  12. geçen ayın en gerçek girisinin silinmesidir.
    sözlüktekileri bir başlık altında toplayan cümlelerdi onlar, hem de hayatın gerçekleriyle yüzleşmek için toplanmıştık, öyle boş işlerle de toplanmamıştık sayın sözlük!
    (patikali yol, 03.10.2009 22:36)
  13. insanı dumurlardan dumura sokan durumdur.
    giri konusu ne olursa olsun eleştiri sınırındaki her şey söylenebilmeli.
    ancak bir doktor olarak söyleyeceklerim var.
    hiç kimse "insan gibi davranılmama" ya maruz kalamaz, kalmamalı. hele de durumu ağırlaşmış bir insana onun yakınlarına davranışlarımızı seçerek, itinayla oluşturmalıyız.
    hastalık konusunda, konuya objektif olarak yaklaşacak bilgimiz olmadığından yorum yapmak doğru olmayacaktır. hele de tıbbi bilgiden yoksun kişilerin bu yorumları komik olmaktan öteye geçmez.
    biz doktorlar hayatımız boyunca hastalığı nedeni ile acı çeken,ağlayan, bağıran, isyan eden insanlar görürüz. bu ister istemez insanda olaylar karşısında küntlük yaratır. artık her olaya kafanızda standart psikoloji ile yaklaşmaya başlarsınız. bu durumu önlemenin yolu profesyonellikten geçer. peki biz türk doktorları hastalarımıza profesyonel mi yaklaşırız? hayır. profesyonellik hayatımızın hiçbir safhasında olmadığından doktorluğumuzda da olmadı. ki şu sağlık sisteminde doktorlar profesyonel davransalar hastaların anası 40 binkere ağlar. sağlık sistemimiz çalışanlarının amatör yaklaşımlarından faydalanmaktadır. çünkü ucuzdur, yardım severdir, insancıldır, aşırı iş yapılmasını sağlar. bazen de bu amatör tavırlarımız bizi hastaları ve hasta yakınlarını zor durumlara sokar. işte bahsi geçen hadise de bunlardan biridir.
    yine bu olayda da hasta yakını suçluyu bulmuş, yargılamış ve cezalandırmıştır. belki de çok çok haklıdır. ancak haksız olduğu yerlerin varlığı da irdelenmelidir.
    herkesin; özellikle yakını ölenler, sakat kalanlar ya da iyileşmeyenlerin, doktoruna hakaret etmeye, olmamış şeyleri olmuş gibi aksettirmeye hakkı varmıdır? şu anki sistemimizde vardır. hatta çoğu kez doktor hatası denilerek manşetlere taşınan haberler, düzeltme yazılarında küçücük yazılarla köşelerde yayınlanmaktadırlar. bu kadar biliçsizliğin, cahilliğin yanında doktorun ilgisizliği çok mu anormaldir? kaldıki bu "ilgisizlik" doktorlar arasında dahi hoş görülmemekte ve ilgisiz meslekdaşlarımız dışlanmaktadır.
    hipokrat yeminine gelince;
    neden hasta ve hasta yakınları işleri yürümeyince bu yemini gündeme getirmektedirler? nedir bu yemin meselesi? ben bir doktor olarak yeminden önce insanlığımla yaklaşırım hastaya. onun insan olduğunu unutmayarak... bu her türlü yeminin ötesindedir. pişirilip pişirilip önümüze koymayın şu yemini.
    bahsi geçen olayda doktor ihmali, hatası hatta suçu olabilir. ancak suçluluğu kesinleşmemiş insanların komuoyuna suçlu gibi gösterilmesi doğru değildir. ölüm vakalarında merhum kişinin yakınlarının hassasiyeti gözönüne alındığında bir çok şey (hasta yakını eleştirileri babında) görmezlikten gelinebilir ancak bir yere kadar. suçladığınız kişiler, sizin hiç farkında olmadığınız bozuk sağlık sisteminin birer parçalarıdır. onlardan özveri beklemeniz bu devirde artık doğu değildir.
    sağlık sektöründeki son değişikliklerle doktorların çalışma koşulları daha da ağırlaştırılmış, özlük hakları oldukça kısıtlanmıştır. bu durumda artık hiçbir doktor riskli hatalara bulaşmak istememektedir. durumun vahameti birkaç yıl sonra çok daha belirgin anlaşılacaktır.
    son olarak;
    ölen bir baba, bir eş, bir insan.... üzüntülerimiz sonsuz... ancak suçlu gibi de görünseler doktorlardan önce sağlık sistemimizi sorgulayın. eleştiriye ihtiyacı var...
    (windydays, 03.10.2009 23:13 ~ 23:16)
  14. üçüncü adam'ın başına gelen şeylerin çok daha hafif dozlusunu düzenli olarak çekmiş birisiyim. türkiye'de sağlık sistemi, doktorlar, hemşireler ve sağlık kurumu çalışanları hakkındaki düşüncelerimi anlatamam. ölesiye nefret doluyum hepsine. götü kalkmış, muayene bile etmeyen doktorlar, hemşireler veya sürekli bi sen ne bilirsin diye dolaşan sağlık memurları; neyse söyleceğim şeyler fazlasıyla ağır olacak. mesleki dezonformasyon falan tamam bi dereceye kadar anlayabilirim ama bu böyle bi şeyler açıklanacak bir şey değil. tabi burda işini hakkıyla yapmaya çalışan doktorları, hemşireleri ve sağlık memurlarını tenzih ederim.

    böyle bir durumu anlatan girinin silinmesiyse sürekli eleştirdiğimiz sansür mekanizmasını itü sözlük'te oluştuğunu görmektir ki bu durum beni son derece üzdü. yazık.


    ayrıca;
    (bkz: @2961913)

    durum bi tek izmir'de böyle değil amına koduğumun ülkesinde her yerde böyle.
    (anthrax, 04.10.2009 12:38 ~ 12:41)
  15. en basit haliyle kocaman bir ayıptır. sözlüğün tarihçesinde simsiyah kocaman harflerle baş tacı olmuştur. vay be!
    (umbro, 05.10.2009 13:36)
  16. sansürdür. insan hayatının hiçe sayıldığı bir ortamda "yahu sizin başınıza çok fena şeyler gelmiş, çok üzüldüm, bahsettiğiniz insanları çok çok ayıplıyoruz, kaka insanlar ama bir de hukuk var canım, aaa di mi ama? medeni olmayan uygulamaların sonucuna çatır çatır katlanın ama hakkınızı medeni yollarla arayın" demek, bosna-hersek savaşı esnasında tecavüz edilen kadınlar gayri meşru çocuk doğurmasınlar diye uçaklar aracılığıyla havadan prezervatif atan abd ordusunun "insani" ve "mantıklı" hareketiyle aynı paraleldedir.
    (beyaztavşanıtakipet, 05.10.2009 14:02 ~ 14:05)
  17. bahsi geçen giri, giride adı geçen doktorlardan birinin şikâyeti üzerine hukuken sakıncalı olup olmayacağının değerlendirilmesi yapılana kadar tedbir amaçlı olarak admin tarafından silinmiştir. nitekim gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra söz konusu giride hukuken sakıncalı bir durum görülmeyerek giriye bu sabah tekrar can verilmiştir.
    girilerin hukuken sakıncalı olabilirliğini denetlemek ve bunun sonucunda başımızı derde sokabilecek girileri silmek kesinlikle sansür amaçlı değil; bilakis sözlüğe erişimin mahkeme kararıyla engellenmesini; başka bir deyişle devlet eliyle daha büyük bir sansürün önüne geçilmesi amacını güder. türkiye'de sağlık sistemi gibi hukuk sistemi de kör topal ilerlemekte. hukuken yanlış da olsa bir siteye erişimin engellenmesi yönünde alınan bir kararın dönüşü çok zor. hepimizin bildiği gibi bir siteye erişimin engellenmesi için bazı durumlarda mahkeme kararı dahi gerekmeyebilirken söz konusu siteye erişimin tekrar sağlanması için(hukuken sakıncalı olabilecek içerik söz konusu siteden kaldırılmış olsa dahi) uzunca bir uğraş ve zaman gerekmekte. bu gibi durumların önüne geçmek için sözlük yönetimi olarak bir takım tedbirler almak durumundayız. haklı olarak hassas konumda duygusal davranan yazar kişiyi de anlıyoruz ancak objektif olarak değerlendirme yapılması gereken bu gibi süreçlerde işleyen sistemi yok sayarak aynı fevrilikte bir karar almak uygun düşmemektedir takdir edersiniz ki.
    yukarıda da dediğim gibi buradaki mevzubahis müdahale (yani yazarın girisinin admin tarafından geçici olarak uyarı notu ile kaldırılması) sanılanın aksine yazarların girisini sansür ile silmek değil; gelebilecek olası daha büyük engelleme çalışmalarına (amiyane tabirle, sansür) karşın sözlüğü korumak içindir.
    (zarpandit, 05.10.2009 16:08)
  18. (bkz: adaletin otuziki kısım tekmili birden mikilmesi)
    (bkz: judge dredd)
    (fulya oktem, 05.10.2009 17:09 ~ 17:10)
  19. son derece yerinde bulduğum harekettir, zaten söz konusu entryi okurken bile bunu niye silmemişler yaa, demiştim. söz konusu entry'de tek bir bakıştan tek bir taraftan bir hikaye anlatılıyor, isimler ve kurumlar açık açık suçlanıyor ve sadece nickini görebildiğimiz bir kişi hiç bir kanıt göstermeden bu suçlamaları yapabiliyor. bu oldukça rahatsız edici.
    internet aracılığıyla yüzlerce insan bu bilgileri ve ithamları doğru olsa da olmasa da kabul ediyor.
    bu olayın doğru olmadığını söylemiyorum, muhtemelen doğru ama her önüne gelen açık açık bu tarz suçlamalar yaparsa sözlük kapanır, biz de okumayız zaten.
    olayın her iki tarafını da dinlemek her zaman gereklidir. çünkü bu ülke hem bıçak parası veremeyen sigortalı hastaları ölüme terk eden cerrahlar hem de terminal seviyedeki hastalıklardan ölen yakınlarını bahane ederek otoparklarda doktorlar vuran hasta yakınları gördü.
    bu tarz suçalamaların yeri, taraflı siteler değil mahkemelerdir. ülkemizdeki adalet sisteminin çivisinin çıkmış olması bu durumu değiştirmez.
    (mervem, 11.10.2009 07:15)
  20. silinmesi yazarın suçu olan giridir.

    oğlum, yavrum, evladım, bopstilim, kamasutram, çernobilim; sen bilmiyor hiç başlık açmak, sen biliyor başlık altına yazmak. neymiş izmir atatürk eğitim ve araştırma hastanesi başlığına yazmış. lan oğlum, burası itü sözlük alooo. öyle başlık atarsan silerler tabii. bak abin sana öğretsin:

    uykusunda çatır çatır sikilen izmir atatürk eğitim ve araştırma hastanesi

    sanatının doruk noktası olmazsa gel yüzüme tükür.

    alternatiflerimiz de var tabii:

    izmir atatürk eğitim ve araştırma hastanesi hemşirelerinin göğüs ölçüleri

    izmir atatürk eğitim ve araştırma hastanesi tuvaletinde çatır çatır sikişmek

    izmir atatürk eğitim ve araştırma hastanesi'nde kezban avlıyoruz kampanyası

    sen abini dinle, bu başlıkları at, başlık da o giri de silinmez, üstüne rumuz altına da yaklaşık 300 adet yorum gelir. bonus olarak da sözlüğün bütün göt yalama timlerinin de kahramanı olursun. viva am-göt-mem, forza seks!

    heç işi bilmiyon la deyyus.
    (birtakım şeyler öyledir, 13.10.2009 15:57)
  21. yamulmuyorsam bahsi geçen @3848600 numaralı giri yeniden canlandırılmış. pek muhtemelen sözlük'ün hukuk danışmanları giride sözlük'ün başını ağrıtabilecek bir unsur olmadığına karar verdi.

    giri silindiği zaman insanlar, bence haklı olarak, tepki göstermişlerdi. belki girinin tedbir amaçlı, bir hukuk danışmanı durumu değerlendirene kadar geçici olarak silindiği net olarak belirtilse bu tepkiler gösterilmezdi, bilemiyorum. ama sonuçta bu olayda bir sansür uygulaması olmadı. bunu not düşmek lazım ki yarın öbür gün bir sansür uygulamasına karşı sesimizi yükseltme hakkımızı saklı tutalım.
    (recai pengül, 17.10.2009 23:30)
  22. son derece yerinde bulduğum harekettir. siliceksin tabi abi, öyle "taraflı siteler"de şikayet yazmak falan, nedir yani? beğenmediysen mahkemeye gidiceksin, baban ölmüş, sinirlenmişsin falan, olmaz öyle. bu sitede şikayetlerini yazmayacaksın. taraflı oluyo sonra.

    sadece hastane için de geçerli değil bu. beğenmediğiniz ürünler hakkındaki eleştirilerinizi falan da yazmayın buraya, kötülemeyin. sonra herkes kötüler, tek taraflı yazılar yazar, site kapanır, biz de okuyamayız (sığ düşünce konusunda çığır açtığımı düşünenler tebrik mesajlarını ilham kaynağıma atabilir.).

    böyle suçlama dediğin karşı tarafın da rızası alınarak yapılacak. "bakın doktor bey, sizin yüzünüzden babam son günlerinde çok eziyet çekti, kurtaramadınız da rahmetliyi, ben şöyle bi' ortamda size zehir zemberek giydirmek istiyorum, rızanız var mıdır?" diyeceksiniz ilk önce, o doktorun/satıcının/vesairenin iznini alacaksınız. o da size diyecek ki "tabii ki evladım, baban bizim hıyarlığımız yüzünden bu durumlara düşmüş, elbette yazabilirsin". böyle medeni olmalıyız, lütfen.

    mahkemeye gidiceksin şikayetin varsa, böyle terbiyesizce davranışları başkaları öğrenmemeli. mahkemedeki hakim bilsin yeter. umrunuzda olmasın buradaki insanların da yarın öbür gün böyle bi' muameleyle karşılaşabilecekleri, olur da oraya yolları düşerse. ayrıca böyle tepkiler gösterip de toplu bi' bilinç oluşturmak da kötü zaten, niye bilinçlendiriyosunuz ki insanları, utanmıyo musunuz?

    adalet sistemine güvenmesen de git sen mahkemeye. mahkeme sana hakkını vermeyecek olsa da oraya git. baban ölmüş falan, önemli şeyler değil bunlar. sen yine de mahkemeye git.
    (marchus, 20.10.2009 22:01 ~ 23:37)
  23. allah kimsenin başına vermesin diyelim en başta. ama sözlükteki bazı kuralları da anlamak mümkün değil hani.eleştiriyse eleştiri. adı üstünde yapılmalı . söylemek istiyorsa yazarımız söylemeli. küfür içerikli bir sürü başlık ve alelade giriler var silinmeyen.
    (zerya, 20.10.2009 22:27)
  24. bir dahaki aya sözü edilen giri geçen ayın en beğenilen girisi olmaktan çıkınca çok tuhaf şeyler olacak. hepimizi çok tuhaf şeyler bekliyor.
    (ahmak ı hayal, 20.10.2009 22:29)
  25. aslında güzel bir örnektir. biri kalkıp hepimizin yaşadığı için küfürler ettiğimiz. hak ettiği şeyin ölüm olduğunu düşündüğü birinin öldürülmesi sonucu öldürenin ceza almamasını isteyemeyiz. o yüzden sözlük kuralları içinde olmayan giriler çok seviliyor diye durmamalı. o kadar iyi bilseydik zaten bu işi çoğumuzun silinen girisi olmazdı.
    (gone with the sin, 20.10.2009 22:34)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil