süper ortamcı erkeklerin ve kızların yadırgadığı gruptur. evet türkiyede her bekarın düzenli seks hayatı yok. kız erkek farketmez yaklaşık on arkadaşımdan dokuzu bakir, bunların da çoğunluğu evlenmedem yapmam demektedir. fırsatı bulsa kaçırmayacak olan da vardır, bu kişinin şansı ya da şansızlığıdır(okuyana göre). ütopik bişey değil. ben bunu bile gördüm:
(bkz: mastürbasyon yapmamış erkek)
ruhunu ve başkalarının ruhunu kirletmeyen erkektir.
namus bacak arasında değildir elbet ama bacaklarımızın arası ruhumuzu etkiler. bizim de en kıymetli, en değerli varlığımız ruhumuzdur, vicdanımızdır. onu kaybettikten sonra evrimleşmemişlerden hiç farkımız kalmaz.
kızlara farklı ve sempatik görünmek için bu sınıfa dahil olduğunu söyleyen erkekler de vardır. ancak "ah canım, vereyim şuna da bi tarafı şişmesin" diyecek kadar merhametli değildir kızlar.
kimseyi şaşırtmaması gereken ve beklentilerine karşılık aynı şekilde davranan örnektir. mahremiyete ve sadakate önem verendir. karşısındakinden bunu beklediği için, hayatın ne getireceği belli olmaz deyip, kız arkadaşını becerip yüzüstü bırakmaya gönlü elvermeyendir.
içinde bulunduğu kültür, vicdanı ve beklentileri bu durumu "yüzüstü bırakma" olarak değerlendirmiyor olsa di gayet sağlıklı bir şekilde icraatini gerçekleştirebilecek örnektir.
burada en önemlisi ise evlenmeden ilişkiye girmiyor olmak değil, bakire eş isteyen erkeklerin olduğu bir ülkede, bu uğurda cinayetlerin işlendiği bir ülkede, bakire beklediği eşi için bakire kalmayı tercih etmesidir...(bkz: nereden mi biliyorum? uzun hikaye)
yıllar geçtikten sonra ilk cinsel tecrübesini eşiyle yaşayacak olan erkektir.eş yeteri kadar sabırlı ve anlayışlı ise hiçbir sıkıntının yaşanmaması olasıdır.ancak tersi bir durum söz konusu olursa sıkıntı büyür.
(bkz: aile faciası)
gerdek gecesini düşünmüştür fakat; düşündüğü halde bile bekaret gibi tek gecede ve herhangi bir kızla kaybedebileceği bir şeyi özel olsun diye evleneceği kişiye saklıyorsa o kişi evleneceği kişiden de anlayış bekler, bu durum da çok normaldir, doğaldır. evlendiği kişi anlayışsız olma ihtimali çok azdır çünkü bu duruma anlayışlı olmayacak birisi ile evlenme durumuna bile gelmeyecektir. her şeyin ilki güzeldir, ve cinsel ilişkinin ilkinin en güzeli de evlendiğin kişiyle olanıdır.
cinsel ilişkinin en güzelinin ilki olduğunu sanan erkektir belki de. halbuki her şeyde olduğu gibi, cinsel ilişkide de kaliteyi getiren şey tecrübe ve hakimiyettir çoğu zaman. hiç bir insanın da ilk defa yaptığı bir işte kendisine tam olarak hakim olamaz haliyle. ayrıca erkeklerle kadınlar arasında şöyle de bir fark vardır bu durumda ; ne yapacağını bilmeyen bir kadın, deneyimli bir erkekle son derece zevkli dakikalar geçirebilir, ancak ne yapacağını bilmeyen deneyimsiz bir erkekle birlikte olan kadının, seks yapmanın kitabını bile yazmış olsa pek şansı yoktur.
-kız tülay dün akşam eve bi herif atmışım bred pittbull yanında halt etmiş, ama şansıma soksunlar herif bakir çıktı, bide demez mi evlenmeden olmaz diye, allem ettim kallem ettim baktım olmuyo, acaip tepem de attı iki tokat çaktım kapı dışarı ettim şerefsizi, nelerle uğraşıyoruz yahu.
+he valla kız sende de ne şans varmış...
en fazla 23 yaşında evlenmesi gereken erkektir. zira 30'lu yaşlara kadar beklemek durumunda kalırsa cinsel hayatının en verimli olabileceği çağları sadece ıslak rüyalarla geçirmesi muhtemeldir. tabi bu da seçimdir saygı duyulmalıdır ama gel gör ki bu kadar doğal bir olayı dizginlemeye çalışmak ciddi fizyolojik ve psikolojik sorunları peş peşe sıralamak demektir. unutmadan şunu da eklemek isterim ki evlenmeden önce yaşanan cinsel hayat " becermek, götürmek,yapmak,hoplatmak" diye adlandırılyor da evlendikten sonra adı sevişmek mi oluyor. bu derece öküzce bir bakış açısı nasıl oluyor da hala konuşulabiliyor. evlenene kadar beklemek "aferin"'i hak edecek bir davranış değildir. sadece bir tercihtir o kadar...
çok büyük olasılıkla karşı cinsle tanışma, kaynaşma konularındaki beceriksizliklerine kulp takan erkektir. durduk yere madalya takılası değildir, bununla beraber içinde bulunduğu zor duruma rağmen hayat kadınlarına para karşılığı tecavüz etmek gibi bir ahlaksızlığa (hayat kadınları ahlaksız değildir, müşterileri ahlaksızdır) meyletmiyorsa saygı uyandırabilir.
"hayat kadınlarına tecavüz etmemek" gibi bir erdemleri olmadığını iddia ediyorum bu arkadaşların.
hayat kadınları ile yapılan cinsel ilişki tecavüz falan değildir, en az senin kız arkadaşınla yaptığın kadar münasiptir. sen kırk takla atarsın becerene kadar, benim kafam kaldırmaz alengilli işleri bastırırım parasını yaparım. sert, ani ve aynı zamanda hayvani bir "iş" ilişkisidir. para verip hizmet alırsın. bu kadar basit.
hayat kadını mevzuunda kafamı kurcalayan tek nokta arada pezevenk zoruyla çalışmak zorunda kalanlar. sanki parasıyla yapınca bu işi yaptıran erkeklere dolaylı destek veriliyormuş gibi geliyor. öte yandan ana baba zoruyla çocuk yaşta tekstilde çalıştırılan kızların diktikleri pantolonları zevkle giyenlerin kah o kızın ailesine sağladığı katkıyı övdüklerini kah onu bunu ahlaksızlıkla eleştirdiklerini görüyor, niye cevap yetiştirmeye kasıyorum ki ak diye düşünüyorum.
nitekim leatherface vardır bilirsiniz, sadece mezbahada çalışabilir. okusaydı da doktor olsaydı diyemezsiniz. falan.