doğa için en azından bir hatırlatma yapalım denilerek üretilmiş bir doğa projesidir.
proje dahilinde 45 amatör/profesyonel müzisyenin buluşmadan hep beraber yorumladıkları divane aşık gibi şarkısı ile tepkilerini ortaya koymuş, bak orda yok olan bir doğa var demişlerdir.
serdar öztop'un, cana çankaya'nın, bora yalçınduran'ın nefaset sololarıyla,
begüm günceler, ersan özcan, cemre kabaş, kutsal gibi isimlerin iddiasız mutevazı vokalleriyle nasıl kulaklara yüreklere layık bir iş çıkmış... (sadece ayça ışıldar ve bilge kösebalaban'ı pek eğreti ve zorlama buldum.)
ne güzel çalıp söylemişler var ya...
of of yani.
herkes dinlesin.
herkes izlesin.
sar beline beline de, sar o yeşil kuşağı
a kız sen demedun mi, alsam ha bu uşağı*
insanların sadece dinleyerek, şarkıyı çalan ve söyleyen 45 kişinin adını okuduğu, verilmek istenen mesajı almadan bön bön baktıkları www.ağaçlar.net projesi ..
müziğe olan inancımın bir kez daha ne denli yerinde olduğunu göstermiş enfes proje. büyük ağaçların gölgesinde berrak bir pınarın gözünü seyrediyor hissi veriyor insana.
sadece şarkıyı dinleyip geçen; "ooo adamlar süpper bişi yapmış ağbiiğğ" diyen bir toplum olduğumuz için, amacını unutan bizlere diç*'in ne olduğunu şöyle açıklamışlar:
dünya'nın hali ortada. yerküresiyle, atmosferiyle tehlike sinyalleri verip duruyor.
küresel iklim değişikliği bir dert; seller, taşkınlar, buzulların erimesi, kıyıların denizler tarafından yutulması ihtimali, kuraklık...
beslenme başka bir dert; besin bulanlar için gdo'lu ürünler, denetimsiz tarımsal ilaçlama, sakıncalı katkı maddeleri... bulamayanların sorunu karmaşık değil: sadece açlık! enerji savaşları, temiz su savaşları... yani gidişat iyi değil.
en güçlü ya da yoksul olanların büyük çoğunluğu, kendi küçük ya da büyük çıkarını esas alarak, kendini dünyanın merkezine koyarak yaşıyor. herkesin mazareti var!
çok şey sadece günü kurtarmaya yönelik.. doğayı yok sayarak yapılan her şey, geleceğimizi biraz daha belirsizleştiriyor. komik olan, korunmak doğanın umurunda bile değil. o nasıl olsa, öyle ya da böyle var olacak... vay bizim halimize...
iklim değişiklikleri, seller, taşkınlar, bunlar dünya kabuk bağladığından bu yana hep var ama son yüz yılın grafikleri öncekilerle benzerlik göstermiyor, kendi elimizle yaptıklarımızın, bu kötü gidişe direkt etkisi var. önceleri düşe kalka yaşıyorduk, artık kıçımızın üstünde hızla kaymaya başladık. işin bilimiyle uğraşan herkes bu konuda hem fikir. çevreci hareketler, bu gidişi durdurulması gerektiğini herkese anlatmaya çalışıyor.
agaclar.net olarak başından beri işin neresinden tutacağımıza bakıp durduk. yaptığımız her şeyde bu amacın izi var. daha neler yapabiliriz?
doğa sorunlarının evrenselliği, doğanın insanlara mekan ve kaynak oluşuyla, müziğin evrenselliği ve insanların ortak dili oluşu arasındaki bağ, projenin çıkış noktası oldu.
müzik; yaygın, eneji dolu, durdurup kendini dinleten ya da arka plana geçip çaktırmadan varolan...
seçtiğimiz parça: "divane aşık gibi" bilmeyen yok, sevmeyen yok...
dünyanın çivisini çıkaranlar kadar, bunu seyretmekle yetinenler de benzer biçimde sorumluysa, çözümler bulmak ve uygulamak zorundaysak, her vesile ile hatırlamalı, hatırlatmalıyız.... hem değişim gerektiğini bilip, hem "şöyle yap, böyle yap" laflarını dinlemediğimize göre, "ne yapmalıyım" diye düşünmek gerektiğini her dinlediğinde hatırlatan bir müzik işe yarar mı? en azından konunun farkında olanlar için, arka planda fazladan bir vicdan azabı durumu yaratır mı?
"birlikten kuvvet doğar" mı? tek tek düşündüğümüz, anlatmaya çalıştıklarımız, hep birlikte, bir ucundan tutarak ortaya konduğunda verdiği enerji artar mı?
agaclar.net'ten fırat çavaş, doğdukları iller farklı, yaşadıkları mekanlar farklı, zevkleri, yaşama bakış açıları farklı 45 müzisyeni, varolan gerçekleri bir kez daha hatırlatmak için bir araya getirdi: doğa için çal!
"divane aşık gibi" yollarda dolaşmaktan başka, hem mecazda hem de fikirde "sen yağmur ol, ben bulut, maçka'da buluşalım" diyoruz.
yeni başladık, devam edeceğiz...
sizi de bekleriz!
not:
doğa için çal projesi, playing for change ekibinin aylardır haberdar olduğu ve desteklediği bir projedir.
doğa için çal projesinde yer alan müzisyenlerin şarkılarını söylerken ya da çalarken çıkan yazıda yazan şehirler, o an çekim yapılan yer değil, müzisyenlerin doğum yerleridir. "
--------agaclar.net--------
asıl amaçları yok olan doğaya bir nebze olsun dikkat çekmek olan proje.
evet gayet başarılı yorumlama gerçekleştirilmiş ama bu verilen mesajın önüne geçilmemeli. doğa denen güzellikler bütünü hızla yok oluyor, yok ediliyor. sera gazlarının kullanımı dünyanın giderek ısınmasına ve dolayısıyla dünyanın doğal dengesinin bozulmasına neden oluyor. bu sadece doğayı etkilemiyor malesef insanlarımızın anlamadığı noktada bu yok olan sadece doğa değil insanlığın geleceği. dünyamız son yüz yılda böceklerin yaşam şartların daha uygun hale dönüşmektedir. kulağa yabancı gelebilir ama gerçek budur artık dünya insanların yaşayabileceği bir ortam olmaktan çıkıyor giderek yok oluyor, yaşam alanları daralıyor. insanların para için doğayı kırımı, tedbirsilik sonucu meydana gelen yangınlar, sera gazları ve neden olduğu küresel ısınma dünyanın sonunu yavaş yavaş getiriyor ve en kötüsüde küresel ısınma artık kanıksanmış bir olguya dönüşüyor artık eskisi gibi medyada veya herhangi bir yerde küresel ısınmadan bahsedilmiyor, hızla sıradanlaşıyor bu kavram.
ve bu projenin dikkat çekmek istediği noktalardan en önemlisi budur, bu göz ardı edilmeden izlenilmeli.
doğayı kendi ellerimiz ile yok ediyoruz veya sözlükte ki popüler tabir ile doğayı umarsızca sikiyoruz. doğanın intikamı ne yazık ki atın intikamının yanında anılmayacak kadar büyük olacak.
son dönemlerin en güzel videosu ve son zamanlarda duyduğum en güzel müzik.
aynısı stand by me şarkısına yanılmıyorsam amerikada yapılmıştı.
faklı tarzlarda aynı şarkıyı söylemek, hem de yöresel bir şarkıyı söylemek
müziğin aslında nerelere ulaşacağını gösteriyor.
hakkında yapılan yüzlerce güzel yorumun yanında tek tük olumsuz yorumlar da yapılmış olan projedir. görebildiğim birkaçı projenin araklama olduğu ve şarkının doğa ile alakasız olduğu yorumuydu. artık hepimizin bildiği üzre doğa için çal projesi playing for change projesini yapan grubun bilgisi ve desteği dahilinde yapılmıştır. yani bir araklama sözkonusu değildir. ikinci husus şarkının doğa ile ilgili olmayışıdır. doğa için çalmak demek ormancı şarkısı söylemek demek değildir ama şarkı doğayla da yakından ilgilidir. bazı ipuçları vermek gerekirse: çernobil, karadeniz, kazım koyuncu, kanser... projeyle ilgili sözlüklerde başlık açıldığını bugün farkettim.
projede çalan 45 müzisyenden biri olarak videolara yapılan yorumların yanında sözlüğümde yapılan yorumlardan dolayı da ayrıca mutlu oldum. destekleyen herkese teşekkürler.
bizlere mükemmel bir eser armağan eden oluşumdur. emek harcanmıştır ve harcanan emek gözler önüne serilmiştir. insanı mest eden bir çalışma olmuştur.
yalnız bu çalışmanın sonuna doğru da olsa kopuzuyla ya da perdesiz elektrosuyla *erkan oğur'u, o gür sesiyle de ismail hakkı demircioğlu'nu gözlerim/kulaklarım aramıştır. tabi bu yapılan projenin eksikliğini göstermez, sadece benim şahsi şımarık isteklerimi gösterir.
akıl eden, yapan, emeği geçen herkesi kutluyorum.
birbirinden müthiş 45 müzisyenin biraraya geldiği oluşum. divane aşık gibi bu kadar anlamlı olabilirdi ancak. özellikle aslı , mehmet can narin ve bora yalçınduran'a bayıldım efenim. dinleyin, dinletin.
iyi müzisyenlerin biraraya gelip, öne çıkmak gibi bir dertleri olmadan iddiasız ama iyi bir iş yapmaları sonucunu doğurmuş projedir.
öyle güzel söylemişler ki, saatlerdir dinliyorum.
agaclar.net'in yan kolu olarak, doğaya karşı farkındalığı daha da artırmak için başlatılmış bir proje. başlangıç olarak 45 müzisyen ve 7 dakikalık bir eser ortaya koymuşlar, çok da hoş olmuş. devamı gelecek gibi görünüyor, yalnız doğanın korunmasına yönelik daha somut adımlar atılması projeyi daha güzel bir yere getirecektir diye de düşündüğümü belirtmek isterim.
misal, türkiye'de doğanın en fazla tahrip edildiği yerlerde çalmak - ki sanırım bunun için ekipmanlar oluşturulmuş durumda - çok daha yararlı olurdu. playing for change ülke ülke, şehir şehir gezip, dünya barışına müzikle katkıda bulunmaya çalışıyor, böyle gezici bir rol bu projeye de yakışır.