sağlığından yediğinin farkında değildir. ah bir bilse, bir sigara ile karşıdakine seksiliğinin eziyetlerini çektirirken ciğerlerine de o bir nefes ile tamamı eziyet dolu dumanlar gönderir.
yine de bazı kadınlar vardır ki sigara ile acayip seksi olurlar. insanın saatlerce onu izleyesi gelir. bazı erkekler de vardır ki onları da kadınların yorumlaması daha doğrudur.
profil fotoğrafı yapar zaten kendine hemen sigaralı hallerinden bir tane. koyar facebook'una. çeker tüm ilgilileri.
fotoğraflarda falan olabilir bu durum ancak. o da biraz fotoğrafçının maharetidir. lakin sigarayla seksi olan o insanla yüz yüze geldiğinizde libido savara dönüşür. o duman, o koku... ne seks kalır ne bir şey...
hamdi abidir. sene 1997, bir hafta sonu. parasızlıktan ölmek üzereyim. pazartesi olsa da babam para yatırsa diye bakınıyorum. oturduğum semtte dört sağlam arkadaşım var hepsi memlekete gitmiş borç alacak adam da bulamıyorum. sigarasızlık başıma vurmuş, neredeyse izmarit toplayıp içeceğim o derece yani.
evin altını üstüne getiriyorum, bozuk paraları toplayıp en ucuz sigaradan almak niyetindeyim, ama yok olmuyor bir türlü bir araya getiremiyorum parayı. sonunda elimdekilerle bakkal hamdi abiye gidip üstünü pazartesi versem olur mu? demeyi düşünüyorum. mal! madem tanıyorsun adamı git iste, ne durdun şimdiye kadar? diyenler için küçük bir not, hamdi abinin kesin politikasıdır veresiye sigara vermez.
neyse artık gözüm dönmüş durumda ilke, prensip gözetecek halim kalmamış. bakkala giriyorum hamdi abi diyorum, aha tüm param bir monte carlo versene üstünü pazartesi tamamlarım! (madem yazdırıyorum bari sigara biraz iyi bişey olsun istedim), hamdi abi beni şöyle bir süzdü, durdu ve lafımı olur koç sana vermicez de kime vericez? dedi.
işte o an zaman durdu benim için. hamdi abi elinde tuttuğu sigarayı bana doğru uzatırken gözümde canlanan slow motion hamdi abi kadar eline sigara yakışan başka bir insan görmedim bu yaşıma kadar. bir sigara bir insanı ancak bu kadar seksi yapabilirdi zannımca. yani benim oyum hamdi abi ve elinde tuttuğu monte carlo sigarasına. robert de niro'ya teklif götürsen, gel şu sigara verme anını bir de sen oyna desen. "yo yoo, ben hamdi bey gibi olamam, rolün içine bu kadar giremem" der yemin ediyorum, adam o derece seksiydi, gerisini siz hesap edin.
not: ertesi gün de sigarayı yazdırıp aldım, sik gibiydi aynen hamdi abi, işimizi halletik ya adam gözüme bir beynamaz gibi göründü aynen. çok hayvanım ben ulan.
gerçekten insandır.. bu insanın dudağından gerekli boyutlarda bi kesit alıp, kesite ld40x planakromat aydınlık saha objektifli mikroskop ile baktığınızda görecekleriniz çok ama çok ilginçtir.
bu kişin narin sağ elinde tabakadan çıkarılan ince sarılmış bir sigara vardır,dik ve mağrur oturur,sol elini gögüs altından sırtına bağlar ve sağ kolunu "l" çizecek şekilde diğer elin bileğine dayar.sigarayı sıkmadan filitre ucuna yakın tırnak hizasında tutar ve aldığı her nefesi ikiye bölerek , başını çok kaldırmadan nazikçe yukarıya bırakır.
duraktaki kız, yıllar yıllar önce durakta gördüğüm kızdı bir sigarayla seksi olan kişi.
onu gördüğümde elinde sigara, durağın demirine dayanmış ayağıyla hafifçe yerdeki tozları eşeliyordu. çok tatlı bir havası, duru bir güzelliği vardı. sallamıyordu da çevresindekileri. sonra öksürmeye başladı. bayada kötü öksürüyordu. çok sigara içiyordu belkide. öksürüğün arkasından iyice bir gerildi ve yere oldukça koyu bir balgam tükürdü. bir bayan hayatım boyunca beni bu kadar etkileyememişti. artık gözlerimi ondan ayıramıyordum. oda bunun farkına vardı. bana döndü ve ''neye bakıyorsun lan dedi.'' allahımm, koşup boynuna sarılmak, dudaklarına yapışmak istiyordum. ama bunun yerine kafamı çevirdim başka bir yöne. sonra alsancak otobüsü geldi ve ben otobüse binip dersaneme gittim. bir aşk daha böyle yaşanmadan yok olup gitmişti...
(bkz: humphrey bogart) bu adamın sigara içisi dışında bir özelliği yoktur. lakin sigara içerken ki karizmasını yakalayabilcek tek kişi biliyorum o da nejat işler in mustafa hakkında herşey deki sigara içişi.