|
|
- (bkz: pinhani)
(bkz: inandığım masallar)
görmezdim önümü görmezdim , okudum yıllarca hep okudum
okumaktan boynumu büktüm yoruldum
bilmezdim adımı bilmezdim aradım her şehirde aradım
koştum dere tepe aştım dolaştım
kimin uğruna , ne uğruna
herkes köşesini kapmış iyi ama ben nası büyük adam olucam
bir tek seni bana çok gördü dünya
iyiler bu savaşı kaybetmiş peki ben nası büyük adam olucam
kötü olmak seni geri getirir mi acaba
sevmezdim okulu sevmezdim , okudum yıllarca hep okudum
okumaktan boynumu büktüm yoruldum
bilmezdim oyunu bilmezdim denedim her şekilde denedim
denemekle olmadı zaten yenildim
kimin uğruna , ne uğruna
herkes köşesini kapmış iyi ama ben nası büyük adam olucam
bir tek seni bana çok gördü dünya
iyiler bu savaşı kaybetmiş peki ben nası büyük adam olucam
kötü olmak seni geri getirir mi acaba
ben nası büyük adam olucam(siyah, 12.05.2006 22:20)
- çok güzel sözler, çok tatlı bir vokal ve sonucunda çok hoş bir şarkı.
"kötü olmak seni geri getirir mi acaba"
- samimi,sıcak,muazzam bir pinhani şarkısı.
- eski kırılganlıkları ve depresif halleri birbir ortaya çıkaran, eğlenceli olmasa da dinlemesi keyifli şarkı. her ne kadar okumaktan bıkmak veya sevmemek kısımları, diğer türk rock gruplarında karşımıza çıkan klişelerden biri olsa da ya da terk edilmeyi iyi olmaya bağlamasak da dilimize pelesenk olur bu şarkı. fakat üst üste dinlebilecek şarkılardan değildir. albüm içerisinde biraz gezindikten sonra, geri dönülür ona. yine de "bilmezdim adımı bilmezdim aradım her şehirde aradım" kısmı pek bir koruyup kollama hissi uyandır insanda.
- gerçeklerle gülümsetirken yüzleştirebilen şarkı.
canlı performansı şiddetle tavsiye edilir,
sıcak dinleyiniz..
- hoş melodisi ve manidar sözleriyle dinleyeni yakalayan bi şarkıdır.
(ibrik, 04.06.2007 17:04)
- "okuduk, okuduk ok olduk,
ve çok geldik
öğretmenim gülsün"* *
- ilk dinlenildiği andan itibaren insanı derinden etkileyen parça.
bir parça bu kadar temiz, samimi ve saf olabilir...
kötü olmak seni geri getirir mi acaba?
bu nasıl güzel bir sözdür böyle?
- en güzel,en sıcak pinhani şarkılarından biri.kavak yeller inde efe nin sürekli büyük adam olmaktan bahsettiğini düşünürsek,bu şarkının niye kullanılmadığını merak ettim.gerçi pinhani nin güzel şarkılarından bazılarının sadece hayranlarına kalması daha iyi oluyor sanırım.
(nectar, 02.09.2007 01:39 ~ 01:42)
- bugün tesadüf eseri ofis arkadaşmın dinlediği saybia- ı surrender şarkısına benzediğini düşündüğüm şarkı..
pinhani'nin şarkısı gerçekten çok güzel, çamur atmak gibi bir çabam da yok ama müziği ilk duyduğum anda pinhani dinliyor sandım..o kadar yani..özellikle nakarat kısımları..
saybia'yı dinlemek için..
http://youtube.com/...
- bazen bir er kişinin bir hatun kişiyi tavlamasına sebep olur bu şarkı.
gözümle gördüm.. görmesem inanmazdım..
hoş artık gözle görülenlere de inanamıyor ya insan, devir değişti.. çelik de değişti.. çelik durur mu.. az değil o.. evet..
- yanarım yanarım da şöyle bir şarkı nasıl olur da bir dizi sayesinde piyasaya çıkar diye.öncesinde çok az seveni vardı hem bu şarkının hem de pinhani abilerimizin.
- uzun zamandır dinlediğim en içten şarkı
- cevap verilsin diye değil, çünkü zaten cevabını daha en başından vermiş olan bir mevsim yorgunluğudur şu soru.
büyük adamlar var her tarafta. senden önce her şeyi söylemiş, her şeyi yapmış olan koskoca bıyıklı adamlar rönesans tablolarda. "rahat bırakın beni" diye bağırırken, gerçekten kaza eseri rahat bırakılacak olursan, ne yapacağından çok da emin değilsin. o deli kaçıklarınki gibi iz bırakan bir hayatının olup olmayacağını merak ederken, iz bırakanların, hep gidenler olduğunu fark ederek, "bir iz bırakma burda!" diyorsun aşklarına, anlamıyorlar, bir iz bırakma deyince küfür ettiğini sanıp kaçıyorlar. gidenlerin gittikleri yerde mutlu olduklarını bilirsin, çünkü kimse geri dönmez.
yirmili yaşların altın çağ olduğunu söylerler, seninse ellerinde uğursuz kedi düşleri. kahve fallarında, yüreği delik kadın figürleri.
alttan alta biliyorsun ya, içindeki şiir bu sonbaharları taşıyamayacak, şiir, iki damla kelime arasında boğuldu boğulmak üzere. keşişlerin bilgelikten uzak, aslında sadece vakti geldiğinde çanı çalmaları gerektiği çan kulesinden atlıyorlar sırasıyla, kara cübbeleri yere çakıldıklarında beyazlaşıyor, aklanıyor en sonunda.
alttan alta biliyorsun ya, sen asla o iyi büyük adamlardan olmayacaksın. senin içtiğin şarap, cihanı kavuran alev. vadilerin koca bir ah. kendinden emin görünüşlü, ne dediğini bilen o heriflerden olmayacaksın sen. sevdiğin kadınlar meşrep, tutkuların öldürücü, zevklerin günahkar olacak senin, ama kimselere, kadınlarına dahi zarar vermeyeceksin, yüzünde hep çocukça bir gülüşle yaşlanırken, senin zararın hep kendine dokunacak.
başkalarını incitemezsen, büyük adam demezler. karadelikler büyüten kalbinde, saçlarını çeken kadınlar. süründükçe yediğin haltı beğenirsin. tamam, güzel halt oldu işte şimdi bu yazı.
büyük adamların canı cehenneme. (cümlenin yanına sırnaşan not: yazıyı niye böyle bir ergen siniri cümleyle bitirdim bilemiyorum)
- (bkz: yatçaz kalkçaz yatçaz kalkçaz)
(quench, 25.03.2008 07:26 ~ 26.03.2008 05:45)
- 4 yıllık lisans programını bitirip bunla yetinmeyip ingitere de yüksek lisans yapmış olmam, sonra dönüp askerlik görevimi yerine getirip iş aramaya başlamam ve bulamamam ve bu süreçte sevgilim tarafından terkedilmiş olmam suretiyle beni anlattığını düşündüğüm şarkı. yaş oldu 25 harbiden ben nası büyük adam olucam!
- (bkz: olcam) yok böyle birşey
|