babaanne *  

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. hep anneannelerin gölgesinde kalan kişilerdir.
    (creepingdeath, 30.01.2005 18:04)
  2. hep anneanneden daha efendi olan bünyelerdir.(bkz: çirkeflik)
    (comatose, 30.01.2005 18:07)
  3. (bkz: kaynana)
    (close2death, 10.04.2005 14:52)
  4. (bkz: babuşka)
    (right lane must exist, 20.04.2005 22:53)
  5. sonsuz sabrı ve ürettiği müthiş masal kahramanlarıyla* anneannenin papucunu dama atabilen tonton şahsiyetler.genelde torunların konuşmalarından bir şey anlamadıklarından yakınıp, geline sorarlar ne diye gülüyor bu kızlar diye (bkz: yaşlılık)
    (arch angel, 11.07.2005 14:50)
  6. ölmesi hiç istenmeyen kişidir...
    ne olur hep yaşasın...
    (siyah, 26.02.2006 19:01)
  7. çocuğa göre babanın annesi.(1)
    1) fevakalde bir tanım oldu farkındayım.
    (chixculub, 26.04.2006 19:32)
  8. (bkz: süper babaanne)
    (viola, 26.04.2006 20:24)
  9. whisky'nin 1986 yılında çıkan, yasal türkiye'nin ilk hardrock albümü.hatta bazı çevreler tarafından ilk türkçe heavy metal albümü olarak da kabul edilir. oldukça eğlenceli ve çoşturucu bir albümdür. albümde yer alan parçalar:

    babaanne
    yolculuklar
    şans talih
    kendine hoş geldin
    rock'n roll'u bir dinle
    bak biz genciz
    arayış
    rüşvet
    hoşgörü
    (cozypowell, 05.08.2006 19:21 ~ 19:27)
  10. bazı anlarda, hayatın anlamı, yokluğunun düşünmenin bile ağlattığı, kendimi bildim bileli, yanımda, önümde olan, hiç bişeyi esirgemeyen, çocukluğu doyarak yaşatan, muhteşem kadın.
    (ximxili, 01.09.2006 03:37)
  11. kesinlikle sabır taşıdır. dedenin yaşlılığı ve rahatsızlığı gerçek bir sorun olduğunda tanrıya binlerce kez şükretme nedenidir varlıkları. inceleyelim. dede rahatsızlığından dolayı ne yapıp ne yapmadığını pek hatırlayamaz. yemekten henüz kalkmıştır ve tekrar acıktığını söyler. babanne sinirlenir.

    dedem-hacı, ben acıktım..
    babannem-la hacı ne zuruun? (hacı efendi zorun ne/derdin ne)
    -e acıktım diyorum sana!! (sesi yükselir)
    -daha yeni kaldırdık ya sofrayı hacııı...
    -bağğkk!! hmmps.. (elindeki kumandayı atmakla tehdit eder. gözleri döner, kaşları kalkar ki şunu demek ister; hacım, gönlümün sultanı yapma böyle bak kalbini kırarım)
    -amaaaan hacııı... pek dusuzsun * (hacım, allah seni başımızdan hiç eksik etmesin inşallah)

    (bkz: atalarını sevmek)
    (pockedvegabi, 12.09.2006 20:35)
  12. (bkz: hayatın anlamı)
    (halfelf, 06.10.2006 17:12)
  13. babannem
    canım bi tanem eşi olmayan, bu gece şarkıları sırf onun için dinlediğim.

    ışığın yanmıyo bu gece, bi şey demiyosun bana. sesleniyorum babanne diye. ses vermiyosun. uyuyosun babanne. uyanmanı istiyorum. nefesin çok sıkıştı yine. ellerinde kollarında serumlar bağlı. lailahe illallah diye sayıklayıp duruyosun.
    babanne bana cevap vermiyosun. "yavvrum" demiyosun bu gece. "kuzum" demiyosun. ben sana "yavrum" diyorum, sen "sensin benim yavrum" demiyosun. uyuyosun öylece.

    babanne. kazım abinin şarkısı çalıyo şimdi. "gidiyorum" diyo. "gitme" diyorum ben de. bana kimse sen gibi sarılmadı ki babanne. kimse senin gibi dokunmadı. yol ayrılmasın babanne. bizim için yaptığın, sıcacık evimizde bekliyorum yine seni. bayram geliyo. bu bayram da ellerinden öpmek istiyorum. sarıl bana istiyorum. ısıt ellerimi. hep soğuk olur ya hani. ısıt babanne.

    soğuk bi hastane odasında bırakıp geldim seni. hep aklında bizi düşünerek yatıyosun orda. bizim için yaşamaya devam etmek istiyosun. biz kendimiz için yaşamanı diliyoruz. ölmek kolay babanne. ölmek çok kolay. yaşamaksa zor. sen hep zor olanları başarmadın mı? karadenizin dik yamaçlarını tırmanmadın mı? dedemi beklemedin mi senelerce, koskoca bi şehirde elinde beş çocukla? sen bize hem baba hem anne olmadın mı? bak işte bütün bu zorluklara göğüs gerdin. o göğüs biraz daha inip kalkmalı. nefes almalı ve vermeli.

    bu zaman da bu şehirin ortasında, bi başıma bırakma beni. ellerimi ısıtıcak başka kimsem yok. bi sen varsın. sen ordasın. hep orda kal babanne.gitme. bırakma beni. bizi. umudunu bırakma. umudumuzu yarı yolda bırakma...

    karardi karadeniz, taşti bu yana taşti. haber verun yarume, gözlerum doldi taşti...

    ***

    ölmek kolay demişim de, sensiz buralarda olmak, yaşamak çok zor. babannnem, yavrum, kuzum, tatlım, tuzlum. her zaman bi tane olucak bi tane kalıcak hatıran. her gün sözümde, kalbimde olucaksın.

    abdest aldım yine, ellerim üşüdü. babanne, ellerimi kim ısıtıcak?
    ..
    (ximxili, 23.12.2006 02:53 ~ 09.12.2007 01:22)
  14. arap kökenli, eski kafalı ev kadınısın. çocuklarını babasız büyütmek için pazardan meyve-sebze satın alıp mahallede kapı kapı dolaşıp sattın, kazandığın yetmedi 2 kilometre ötedeki pazara giderken kullandığın otobüsten vazgeçtin, her gün yürüdün; eşyaları taşıyamadın otobüsten rica ettin, sen yürüdün son duraktan erzakları aldın, pazarlık yaptın, takas yaptın; yine de yetmedi, kızını okutamadın. türkçe bilmeden 30 yıl yaşadın adana’da. iki dileğin vardı kızını evlendirmek ve oğlunu üniversiteye göndermek, oldu. yine bir dileğin vardı oğlunun evlenmesi, evlendi. ondan bir isteğin vardı erkek bir torun; sonunda o da oldu…

    tosun kestin doğan torununun şerefine, oydu yeni yaşam amacın; annesi babası çalıştı, sen ona baktın. ne gerektiyse yaptın, ona annesinin veremeyeceği düzeyde bir sevgi verdin. evet eski kafalıydın, ama çok içtendin. ilk adımını attığında yanında sen vardın, ilkokula başladığı gün okul çıkışı kapıda onu bekleyen sadece sen vardın, ilk bilgi yarışması ödülünü aldığında yanında sadece sen vardın, her düşüp bir yerini yardığında yanına sen koştun, her ağladığında emziğini sen verdin. evet, eski kafalıydın, ama ona en saf sevgiyi sen verdin. ortaokula başladı, lise sona kadar kravat bağlamayı öğrenmedi, sen öğrendin. yıllarca her sabah ondan 1 saat erken kalktın, uyandığında üşümesin diye kaloriferi yaktın, uyandırdın, kahvaltısını hazırladın, her gün ekmeği bile sen aldın, onu gönderip kendi kahvaltını yaptın, bütün gün onun sevdiği yemekleri yaptın. her sınava gittiğinde dönene kadar sen dualar ettin, her ne kadar o duaların etkisine inanmasa da yanında olduğunu hissettirdin ona. gecenin bir saati kalkıp ona yemekler hazırladın, annesiyle bu yüzden defalarca kavga ettin. her defasında onunla güldün, onunla ağladın, onunla hastalandın…

    yıllarca uğruna yapmadığın şey yoktu, ama çok daha fazlası vardı onun için. öyle bir maneviyat verdin ki ona, hiçbir karşılık beklemeden. ölmekten korkmadın, onun mezuniyetini görememekten korktun; üniversiteye gitti her gün onu, yüzünü, gülüşünü bir kez daha görememekten korktun; her ne kadar herkes aksini iddia etse de bir ayağının çukurda olduğunu söyleyip durdun. 78 yaşına geldin, hala haftada 3 sabah yürüyüş yapıyorsun, evin bütün yemeğini sen hazırlıyorsun, kim inanır ki sana bir şey olacağına. geceleri telefonda torununun sesini duymadan uyuyamaz oldun, sanki bir daha duyamama ihtimalini aklından geçirir gibi…

    işte o torun benim, doğduğunda adını telaffuz edemediğin, 15 gün “sehpa”, 5 yıl “serper” diye çağırdığın torunun, o olmak öyle bir his ki anlatılmaz; bunları her düşündüğümde bir kez daha sarılmak istiyorum sana, bir kez daha güldürmek istiyorum seni. bu gece ne kalkıp bana içli köfte yaptın, ne de benim için 1 saat uğraşıp mangal yaktın. bugün ne beni öperek uyandırdın ne de üşüyorum diye üstümü örttün; doğum gününe de daha aylar var. bugün 4 şubat 2007, saat 03:16; ama ben yine de seni hatırlıyorum, seni özlüyorum, yine de seni her şeyden çok seviyorum…

    babaannem, 80’lik aşkım, bu yazıyı şimdi okuyamıyorsun ya da bu yazıyı yazarken gözümden gelen yaşların gülümseyen dudaklarıma düşüşünü izleyemiyorsun belki; ama bekle, en kısa zamanda yine yanındayım, seni görebilmek için, sana sarılabilmek için, her defasında sanki son defaymış gibi seni tekrar tekrar öpebilmek için; hepsinden çok sana tüm bunları kendim söyleyebilmek için…
    (sarpinsarp, 04.02.2007 03:17 ~ 06.02.2007 00:22)
  15. çocukluğumdan beri senelerimin neredeyse yarısını beraber yaşayarak geçirdiğim, zamanında çok kızdığım ama kızdığıma çok pişman olduğum, hastalığının her aşamasını gözlerimle gördüğüm, son nefesini yaşadığım evde veren, ölüm anlamında ilk kaybım olan ve ne atlatabildiğim ne de atlatabilecek gibi göründüğüm, varlığını çok özlediğim insan.
    (bkz: giri yazarken ağlatan başlık)
    (chocolattes, 04.02.2007 03:56)
  16. (bkz: özlenen)
    (chocolattes, 03.04.2007 00:50)
  17. kuzenlerimle çocukluğumun geçtiği bir mabedin tanrıçasıydı o...

    2002'nin bir sonbaharında dökülen yapraklardan birisiydi benim için... o sonbahar dökülen hiç bir yaprak böyle acıtmadı canımı, kalbimi; bu kadar göz yaşı döktürmedi bana...
    (atesbocugu, 30.05.2007 03:28)
  18. idolüm.
    (sugibiazizol, 30.05.2007 08:27)
  19. oğulları ve gelinlerinin terk ettiği torunlarını büyüten, torunlarının annesidir.
    (anatoly1499, 30.05.2007 15:49)
  20. her şeyden önce, annedir. altmış yaşına merdiven dayamış oğlunu kucağına yatırır; yaşadığı doksan yılın izlerini taşıyan nasırlı elleriyle başını okşamaktan geri kalmaz.

    sürahi hanım tadında olduğunda, gülmekten karna ağrılar sokan kadındır. anneye durmadan laf sokar, bir saniyeyi boş geçirmez. ama annenin de yanından ayrılmaz, sevme usulü budur. toruna da takılır, saçlarına laf atar; güldürür. on çocuk doğurmasına, kocasını mezara gömmenin üzüntüsüne, çocuğunu kaybetmenin acısına, gelinlerinin beceriksizliğine rağmen dimdik ayaktadır. bütün köyü baştan başa dolanır, türk kızı elvandır.

    yaşının ilerlemişliğinden dolayı unutkanlık başlamıştır, bazı şeyleri ayırt edemez. her seferinde okuyup okumadığımı sorar, "aferin" der, "çalış oğlum" der; üzülür insan. ancak saçı geniş torununu unutmaz, yokluğunda onu sorar "kestimi o saçlarını?"; okulunu hatırlamasa da... öyle fena bir kadındır*.

    unutkanlığı sonucunda, küçük ve beyin yoksunu torununu istemeden üzmüştür.(bkz: @1496631). her şeye rağmen(bak hala) en çok sevilen insanlardandır. allah uzun ömür versin denilen kadındır.
    (seçilebilirkişi, 30.05.2007 16:25 ~ 18.06.2007 21:22)
  21. çok özlediğim.
    hanım hamamım köşküm sarayım diye beni sevmeni özledim.halbuki eşşek kadar kız oldum dediğin gibi napayım özledim.
    pilli müzeyyen ( kalp pili )
    05 müzeyyen diye çağırmayı özledim seni.
    (halfelf, 18.06.2007 21:36)
  22. sıdıka'dan esinlenip "oo tombik safiye" diye sevince elime vurup "safiye adını hiç sevmem" açıklamasını yapan ama tombikliği ile barışık, kendi ile mutlu, şirin, elder insan modeli.

    (bkz: pamuk babaanne)
    (bkz: canım benim)
    (kroisos, 12.07.2007 15:02)
  23. hiç görmediğim sesini bile duyamadığım ama genede en cok özlediğim....
    hep ona benzediğimi söylüyolar konuşmamın,tavrımın,gözlerimin...nedense biliyorum eğer beni görseydi kucagına alabilseydi bebekken,başımı okşayabilseydi en çok sevdiği ben olucaktım...belkide ordan en cok sevdiği benimdir...
    (marigold, 03.02.2008 21:54)
  24. ölümünden 2 yıl sonra 'aman canım sıkıldı bir mantı açıverdim..' veya 'erken kalkmıştım bir lokma döküverdim..' sözleriyle bir anda aklıma gelen; keşke yine köşesinde otursada ellerinden öpsek dediğim; doğasındaki rahatlığı ile ömrünü 92 yaşına kadar uzatmış; pamuk saçlarını ve hatta o saçlarıyla yaptığı iki taraflı örgüyü bile unutmayacağım insan.
    (poppy, 08.02.2008 18:25)
  25. benim hayatımda sadece bir bileşik isim.
    (smooth, 08.02.2008 18:39)
 sayfa  / 2