|
|
- içindeki kendini harcamaktır.
- umutsuzluk ve mutsuzluk döngüsüne saplanan insanın kendinden kaçmaya çalışma, kendini inkar etme dileğidir. yorganın altına gizlenip kendini sevmediğini söylemektir. yaşamadığın bir başkasının hayatını kıskanmak; bilmediğin hayatı arzulamaktır. değiştiremediklerini ve asla değiştiremeyeceklerini aklına mıh gibi kazımaktır. pişmanlıktır. arayıştır. üç dilek hakkından sadece bir tanesidir, arayıp da bulamadığın sihirli lambadan.
- kişi ruhen başka biri olmak istiyorsa eğer, bu yıllarca kendi cesedinin içinde sakladığı benliğini bir anda yitirmektir ki çok tehlikelidir. kişi bunalıma girmiş farzedilebilinir. zaten genel anlamda başka biri olmak isteyen bireylerde gözlenen durum bu değildir. bazen bunun ucu çok kötüye varır ve kişiyi intihara kadar sürükleyebilir.
kişi bedenen başka biri olmak istiyorsa bunun maalesef geniş kapsamlı bir çözümü yoktur. genel olarak kişilerde gözlenen değişim isteği budur. ancak uzaktan kişiye hoş görünen bireylerde aslında kendinde olmadığı kadar sorunlar olabilir. hiç kimse göründüğü gibi değildir. en güzeli kendin olmaktır. kişi, mükemmelliyete, arzu ettiği güzelliğe ancak böyle ulaşabilir.
- (bkz: fight club)
- (bkz: alter ego)
- (bkz: the butterfly effect)
(murty, 18.01.2007 01:17)
- çoğu insanın yok canım bende böle bir istek diyebildiği, gerçekte ise çoğumuzun içten içe istediği hal. daha zengin, daha güzel, daha kabiliyetli olmayı istemek mesela. çoğu insan ister yani.
ünlülerin özel hayatlarının bu kadar deşifre edilmesi mekanizması da bu durumla ilgilidir. bazı insanlar fiziki, maddi vs. eksiklerini bu şekilde gidermeye çalışırlar, bi nevi tatmin olurlar.
beni baştan yarat tarzında programlar da bu olgunun varlığının başka bir kanıtıdır.
+ roger beni baştan yarat anam.
- kızım seni formatlasak daha iyi olacak.
- (bkz: i wanna be somebody)
- (bkz: somebody else s lover)
- ya "daha fazlasını iste"mekten ya da istedim elde ettim de ne bok oldu, ben "daha azına razı"yım demekten ortaya çıkan bir kavramdır başka biri olmayı istemek..
senelerce güç ve para sahibi olmak için kıçınızı yırtar, hak- hukuk- değer yargısı sallamaz, legal veya illegal yollardan para kazanır ama bir türlü mutlu olamaz, sonunda "ben bodrum'un bir köyüne yerleşeyim abi" der iseniz, yine mutlu olamayacağınız bir şey yapmaya çalışırsınız, zira "o" siz değilsinizdir. bir kere istemek insanın içine girerse çıkmaz öyle kolay kolay! bu seferde oradaki manava, belediyeye, bakkala gıcık olursunuz.elbet bulursunuz bir neden "o" başkası olamamak için.ve hep neden başkalarıdır olamamanızın...
çoban manken olmak ister...
manken köşeyazarı...
köşeyazarı başbakan...
başbakan ulema...
ulema başbakan...
asker sivil...
sivil asker...
yazar okumayan...
okumayan yazar...
bilen bilmeyen...
bilmeyen bilen...
kısacası; herşeyi "çok bildiğini" zannedenler ya da her problemi "çözebileceğini" ya da "yönetebileceğini" ; her sabah başka biri olarak uyanırlar zaten...kendi oldukları tek zaman rüyadadır, hani o ideali 8 saat olan uykuda...
- başka biri olmayı istemek sadece insanın elindekilerle yetinmemesi olarak algılanmamalı bence. ben başka biri olmak istediğim zamanları düşündüğümde aklıma sadece zayıf düştüğüm anlarım geliyor.düşünün birileri hayatınızdan çekip gittiğinde ve siz buna sessiz kaldığınızda, kimseyi yaralamayan şeylerin sizi ne kadar yaraladığını gördüğünüzde, hayır başaramayacağım deyip yapabileceğiniz şeyler için kendinizi geri çektiğinizde başka biri olmayı istemiyor musunuz? ben istiyorum. diğer bir çok kişininde aslında bunu bu yüzden istediğini düşünüyorum. tabiki bu paris hilton olmak isteyenlerin bakış açısıyla uyuşmuyor. çünkü paris hilton olmak isteyenler paranın, şan, şöhretin hesabını yapmaktalar.
duygusal olarak başka biri olmayı istemek güçsüzlüğün göstergesidir çoğu zaman.
paris hilton olmaksa olanlarla yetinmemenin ve şımarıklığın.
- sahip olamadığın şeyleri istemektir aslında.
mesela ben, bir enstrüman çalmak isterdim. acayip bir hobim olsun peşinde koşayım uğraşayım isterdim. çok güzel konuşayım, her söylediğim anlamlı olsun isterdim. sözlük ortamında bile iyi bir yazar olsam, söylenmedikleri söyleyebilsem ya da söylenmiş şeyleri çok farklı kelimelerle bir de ben söyleyebilsem isterdim. belki benim de iyi yaptığım şeyler vardır ama bunları yapabilen biri olmayı da çok isterdim.
- kendini keşfetmeye başlayınca insan, sanmıyorum ki başkalarının hayatlarına öykünsün bu şekilde.
hepimiz kendimizin bile bilmediği henüz , ne deryalar taşıyoruz içimizde. bir parça ayna tutsanız aklınıza,düşüncelerinize, içinize ya da dışardan bir baksanız kendinize sahip olduğunuz cevherleri göreceksiniz bence. çünkü her insan bir dünyadır, içinde kocaman bir dünya taşır , farklı algılar ali, veli den gördüklerini ve bu ali yi de veli yi de ayrı ayrı özel yapar. elinizdekilerin kıymetini bilin önce, dünyaya bir kere geliyor insan ve herkesin yeterliliği farklı alanlardadır. herkes ünlü bir sanatçı olmak durumunda değil, becerilerinin olduğu alanda geliştirse bile kendini bu dahi değerli kılar insanı. kocaman görünen hayatlar, belki de sadece öyle görünüyorlardır. kimin ne kadar dolu olduğunu kimse bilemez ki .(eleanor, 21.05.2008 00:15 ~ 00:15)
- (bkz: başka birinin sen olmayı istemesi)
- (bkz: don't let me get me)
(bkz: pink)
- mutsuzluğun ve akabinde depresyonun asıl nedenidir kanımca.
durmadan hatalar yapıyoruz. bazılarını kendimiz farkediyoruz ya da birisi bize hatırlatınca anlıyoruz. bazılarının da farkında değiliz. farkında olmadıklarımız yüzünden ahirette yargılanacağız eğer gerçekten yaratıcı varsa (umarım vardır.). farkında olduklarımız için de üzülüyoruz. kafamıza takıyoruz. eğer çok takarsak da yavaş yavaş kendimize olan saygımız yitiyor. bu durumda yapılması gereken; herşeyi unutmaya çalışmak, geçmişe gömmektir. şu gereksiz eminem iyi bir laf etmişti. çok klişe ama bence önemsenmesi geren bir şey. "her geçen saniye bir şeyleri değiştirmek için bir fırsattır" ( bunun gibi birşey). kendimizi değiştirmeliyiz. biraz kontrollü olarak bunu başarabiliriz. hataları kafaya takmayıp sağlıklı düşünmeyi başarmalıyız. kendimizi ancak böyle sevebiliriz. bir zamanlar bir arkadaş bana; "başımıza gelebilecek en kötü şey kendimize olan güvenimizi kaybetmektir" demişti. biliyorum ilk başta biraz bencilce geliyor insana ama üzerinde biraz düşününce bu çıkarıma hak vereceksiniz. başımıza gelecek en kötü şey hayatta en çok sevdiğimiz kişiyse, öldükten sonra bizim için en önemli şey yolumuza devam edebilmek olacaktır. bunu ancak kendimizi severek yapabiliriz. yani kafaya takmayan, olaylar ne kadar büyük olursa olsun yeniden ayağa kalkabilecek bir kişi olarak. yani herkesin seveceği ve dolayısıyla kendimizin seveceği bir kişi olarak. işte o zaman ne biz kendi vücudumuzdan ne de insanlar ortamımızdan çıkmak ister.(kv 626, 21.05.2008 00:36 ~ 22:35)
- (bkz: tanrım beni baştan yarat)
- kendi varlığını heba etmektir, yok saymaktır. sizden habersiz size imrenen insanlar varken sizin kör olur kendinizi keşfedememenizdir.
- başka biri olmaya çalışmak içinizdeki insanı öldürmektir demiş üstad kurt cobain.
- (bkz: karşı pencere)
|