ayrıca çok da önemli bir romancıdır. aynanın içindekiler serisini yazmıştır.
zenciler birbirine benzemez, dersaadette sabah ezanları, bıçağın ucu, o karanlıkta biz, sokaktaki adam, allahın süngüleri, fena halde leman, haco hanım vay gibi önemli romanlara imza atmıştır.
romanlarında inanilmaz bir sinema tekniği kullanır.okumuyor da izliyorsunuzdur sanki.
sisler bulvarındaki "başka yerde olmak" şiiriyle vakti zamanında beni yerden yere vurmuş hatta hayatımda ilk defa garip bi şekilde hedef belirlememe sebep olmuş şair
türk insanının hala anlayamadığı ve düşünürün söylediklerini düşünmekten bile uzak kaldığı, belkide 1 veya 2 nesil daha anlamakta zorlanacağı(/anlayamayacağı/anladığında çok geç olacağı-) değerli türk düşünürü, aydını ve şairi.
erol manisalı ile birlikte son dönemlerin en mantıklı, doğruları net gören düşünürü."ceviz kabuğu" programında kalitesini bir kez daha kanıtlamıştır."hangi atatürk" adlı kitabı "nutuk" ile paralel okunması türk gençliği için tavsiye edilen düşünür, yazar.kendisi izmirlidir.
izmir menemen doğumlu entellektüel şair, yazar.divan harbiye otelinin cafesinde her daim ona rezervli bir masa bulunmaktadır...hergün evinden harbiyeye yürür ve masasında gazetesini okur...
pazartesi, çarşamba ve cuma günleri cumhuriyet gazetesinde yazıları çıkar. yazıları en arka sayfada olur. yabancı dilden türkçeye geçmiş sözcükleri yabancı dildeki haliyle yazar. örnek: media
bir de yazılarında paris cafelerinde yaptığı sohbetlerden bahseder. insanın içinden 'adam galiba tüm parislilerle konuşmuş' diye geçer.
genç yaşında nazım hikmet'in bir şiirini sevgilisine yazdığı için hapse girmiş fakat yine de nazım'a ve onun görüşlerine bağlı kalmış hatta nazım'ı kurtarma kampanyasına katılıp okulunu yarım bırakmış türk aydını.
engin görüşleri sebebiyle zaman zaman ajanlıkla sıçlanmıştır.
hayatının bir kısmı paris'de geçmiştir.
aynı zamanda çolpan ilhanın abisi, kerem alışık'ın dayısıdır.
konuşmalarının, yazılarının sonunu ya atatürk'e * ya da sultan galiyef'e bağlayan adam. türk tiyatrosunu pek sevmez. * şairden çok halk adamı olarak karşımıza çıkmayı tercih eder.
hergün sabah saat 8:55-9:10 arasındaki dakikalarda maçka parkının maçkaya bakan kısmından geçer. normalde yürüyerek gençliğinde bulunmaktan çok hoşlandığı bir kafeteryaya gider yağmurlu günlerde taksi kullanır bu iş için. dili çok iyi kullanır, her kelimesi iyi seçilmiştir. aruz veznini bir anda, düşünmeden bir mısraya aktarma işini 17 yaşında başarmış olması onun ne olduğunu anlatmaya yeter ***
saygı duyulası insan , vatana millete aşık olan kişi , aydın olmayı halka üstünlük taslamak yerine halkı halkın anlayacağı dilden bilgilendirmek anlayışına sahip , karmaşık olayları insanların anlayabileceği basitlikte ve de samimi bir biçimde anlatmayı ilke edinmiş eşsiz insan.