ikisini de kirletecek birileri kaçınılmaz olarak karşımıza çıkar. fark çoktur ama ortak
noktalarından biri de bu acı gerçektir. kirletmeyi bir yana bırakınca gerçekten sizin bu iki güçlü duygudan birini yaşıyor olmanıza bile aldırış etmezler.
insan hayatı boyunca sadece 3 kere aşık olabilirken yüzlerce kisiye sevgi duyabilir, hiç zorlanmaz hemde. hele aşk karşılıksız olunca kişi ruhsal olarak hayatının belki de en büyük acılarını çekebilir ama sevgisi karşılıksız ise bunu daha kolay atlatır.
ilişkinin başında aşkı, ilerleyen zamanlarda ise sevgiyi yüceltmenize neden olan ve aslında kalbinize hiç de rahatsızlık vermeyen, içi içe girmiş, birbirini tamamlayan, birbirinden beslenen yani biraz da 'sonradan olma' farklardır. sevgiye dönüşmeyen aşk ne kadar merhametsizse içinde aşk barındırmayan sevgi de o kadar yavandır sonuçta.
temel iç güdülerden yola çıkarsak eğer;üreme içgüdüsü=>cinsellik=>aşk,bağlanma içgüdüsü=>sevgi yolu elde edilir.daha açarsak temel iç güdüler insan yaşamınının ve neslinin sürdürülmesine ait olan güdülerdir fakat zaman değiştikçe ve insanlar geliştikçe bu güdülerde gelişmiş ve duygu halini alarak bu şekillerde isimlendirilerek daha karmaşık olgular haline gelmişlerdir.
aşk genelde insanda derin yaralar bırakır kısa sürelidir ama etkilerinin geçmesi için uzun süre beklenir.sevgi ise insanın ruhunu besler uzun sürelidir ne kadar inkar etsek de içimizdeki sevgi hiç bitmez
sevgiyi saklamak, işlemek, korumak gerekir. tazelemek, her şeyden önce inanmak..
aşk ki, hormonların gördüğü hayallerin çoşkusu, hayranlığın meraklı bakışı, istemsizdir. aşka inanmak gerekmez hissetmek için, varlığını kanıtlamak gerekmez.
sevgi yakınlığı kanıtlamayı gerektirir, ispat ister, içten olması içe doğru paylaşımın derinliğiyle ilgilidir.
aşka olan ihtiyaç cinsel kimlikle, sevgiye olan ihtiyaç salt insan olmakla ilişkilendirilse de, evreni tutkuyla hisseden insanların sevgisini ifade edecek bir kelime daha bulunamadığından aşk, sonsuz sevgidir aynı zamanda. sevgi, sonsuz aşktır yaşama.
kelimelerin yetersizliğinde birbirine dönüşüp duran, ard arda, içiçe, yanyana duygu bağları.. yalnızlığıyla flört eden insanı dahi bu bağlardan özgür kılmamıştır kainat. hiçbir canlıyı.. sevgi kaosun özü, aşk doyumu, yaşam hepsi..