dinlediğiniz anda içmeden çarpılıyorsunuz, iflah olmaz bir acı , bir keder çörekleniyor yüreğinize, dinledikçe hüzünleniyor, hüzünlendikçe dinliyorsunuz, demem odur ki, insanın içini acıtan üç beş şarkıdan biri.
taşırım ben hasretin yükünü, acıların koynumda sır gibi
(hasretin yükünü tek başını taşımaya gönüllü bir sevgili, üstelik bu sevgili derdini tasasını ağlayarak başkalarına anlatıp dillendirmeyecek---yok artık, olabilir mi?)
yeter ki sen üzülme, kendine dert etme
("ben üzülürüm, sen üzülme" diyor... var mıdır ki böylesi?)
varsın uzasın yollar, sen aşkımdan vazgeçme
("yollar girmez aramıza" diyor, "yeter ki sen vazgeçme, ben zaten vazgeçmem" diyor)
karışır, hüzünlenirim sen aldırma; susar dinlerim, yanarım ben aşkınla
(hüznünü ilgi çekmek için kullanmıyor, "sen bunalma, ben usul usul kanarım yanarım" diyor.
içimde taşırım sesini hâlâ
(ilk unutulacak şeydir ses ki "içimde yankılanacak sesin" diyor.)
---
var mıdır? gerçek midir bu sözleri söyleyen sevgili? hayal mi ediyoruz onu yoksa?
olsun; (bkz: inandığım yalan yalan değildir)