|
|
- bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek.
(bkz: bizi uzaylı sanan giriler)
- abi bana açmak nedir, tanımlar mısın?
+ eeooh şey. açıyosun böyle.. açmak işte.. bildiğin açmak.
- hmm anlaşıldı. peki kapamak nedir sence?
+ garezin mi var oğlum bana. ne soruyosun böyle abidik gubidik kavramları? kapamakmış. bilmiyosun sanki kapamayı.
- tanım?
+ kapa çeneni!! nasıl tanım?
hayatımızdaki en temel kavramlardan.. nasıl tanımlanabilir daha başka.
bir şeyin kapağını veya örtüsünü kaldırmak. ==> (bkz: şişeyi açmak)
engeli kaldırmak. ==> (bkz: kapıyı açmak)
sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. ==> (bkz: paket açmak)
bir şeyi veya bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. ==> (bkz: delik açmak)
tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. ==> (bkz: lavabo açmak)
birbirinden uzaklaştırmak. ==> (bkz: arayı açmak)
düğümü, dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. ==> (bkz: düğümü açmak)
bir toplantıyı başlatmak. ==> (bkz: oturumu açmak)
bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. ==> (bkz: kerane açmak)
bir aygıtı, bir düzeni çalışır duruma getirmek. ==> (bkz: radyoyu açmak)
rengin koyuluğunu azaltmak. ==> (bkz: rengi açmak)
yakışmak, güzel göstermek. ==> pembe seni açtı be abi
ferahlık vermek. ==> (bkz: içini açmak)
bir konu ile ilgili konuşmak. ==> (bkz: konu açmak)
avunmak veya danışmak için söylemek, içini dökmek. ==> (bkz: derdini açmak)
yapmak, düzenlemek. ==> (bkz: mantı açmak) [bu geldi aklıma.. açım]
ayırmak, tahsis etmek. ==> (bkz: masa açmak)
sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. ==> (bkz: açılmak).. ama olsun, misal ben seni açarım..
görünür duruma getirmek. ==> (bkz: gözünü açmak)
bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. ==> (bkz: havanın açması)
geçit vermek. ==> (bkz: yolu açmak)
satranç, poker vb. oyunları başlatmak. ==> (bkz: elini açmak)(misuf, 18.08.2007 22:53)
|