3 aralık 2006 fenerbahçe galatasaray maçı   

adana çık aradan

  1. fenerin celta vigo yenilgisinin acısını galatasaraydan 3-4 golle çıkarmasının kuvvetle muhtemel olduğu maç.
    (mgen, 01.12.2006 10:31)


  2. bir galatasaraylı olarak fenerbahçe'nin 5-6 gol tarak kazanmasını istediğim maçtır. böylce fener de moral bulur, sevinir, rahatlar,tatmin olur ve elini ayağını ligden çeker; şampiyonluk yarışından düşer... böylece yüzüncü yılın babayı alan ikinci takım olduğu gibi biz de dördüncü yıldızı takmak için emin adımarla (neresi emin mk.) yola devam ederiz.
    (azwepsa, 01.12.2006 10:35)
  3. dünya engelliler gününde oynanacak maç.bakalım maç sonunda kim engelli olacak?
    (kolpatusubasa, 02.12.2006 20:23)
  4. evvel ki senelerdeki sonuçlara benzer bir skorun çıkması kuvvetle muhtemel olan maçtır.
    (bkz: mazlum u getirin bana)
    (faithfull, 02.12.2006 20:46 ~ 20:46)
  5. yarınki kol gibi sinterleme teorisi sınavına bir nebze olsun motive olmak için tüm elektronik iletişim imkanlarımı kısıtlamama rağmen dışardan gelen 15-16 yaşlarındaki veletlerin gooooaaaal sesleriyle motivasyonumun dağılmasına ardından tövbe nese şimdi işimize bakalım diyerek toparlanma ortamı ararken gene aynı veletlerin daha yüksek desibelde goaaaaaaaaalllll diye bağırmaları sonucu ehhh böyle dersin izdirabını diyerekten tüm çalışma şevkimin içine edildiği maç. şimdi de öğrendimki 2-0 yeniliyormuşuz.
    (jonpromie, 03.12.2006 19:50)
  6. ilk yarı, fenerbahçe'nin 2-0 üstünlüğü ile sona eren,ikinci yarı bakalım kaç sıfır bitecek diye merak ettiren maç..
    (woodpecker, 03.12.2006 20:00 ~ 20:00)
  7. 2-1 lik sonucuyla beni tatmin edemeyen maç. 4 lere 6 lara alıştırdın şimdi 2 yiyosun. olmaz ki böyle galatasaray.
    (küçük prens, 03.12.2006 21:25)
  8. çok rahat kazanabileceği maçı taraftar yüzünden zora sokmuştur fenerbahçe.sen 2-0 yeniyorsun niye bişeyler atıp hem ceza almaya çalışır hem de rakip oyuncuyu gazlarsın anlaşılır gibi değil.
    (ucuruldukcaucurulanucurtma, 03.12.2006 21:46)
  9. hakemin maçı 4 dakika uzattığı,seyir zevki yüksek karşılaşma olmuştur.kadıköyde misafir takım olarak maç oynamanın zorluğu tekrar belgelenmiş,50 bin kişi bir an için susmamıştır.
    alex,bir fenerbahçeli olarak beni bile sinir etmiştir.appiah,tuncay,kezman ve volkan gayet iyi oynamış.arada ki puan farkı 7 ye çıkmıştır.iyi oynayanın sakinliğini koruduğu bir maç olmuştur.
    (manha de carnival, 03.12.2006 21:52)
  10. tuncay neden her topa gelişine vurur diye düşündürten maç. ayrıca hangi salak fenerbahceli(!) taraftar 2-0 galipken sahaya yabancı madde atar? nekadar aptal olmalı böyle bişey yapmak için? o atılan madde iade edilip o kişinin bi tarafına sokulmamalı mı? gibi soruları uyandıran maç olmuştur..

    (lan keyfim kaçtı ses bombasından sonra! zevk alamadım maçtan)
    (panavision, 03.12.2006 22:05)
  11. iyi oynayan taraf olan galatasarayın kaybettiği karşılaşma olmuştur.tamam orasını geçtik,klasik bir bakış açısıyla yaklaşırsak kimilerine göre futbolun güzelliği burda.ama maçtan sonraki açıklamalarda insanları aptal yerine koymasın kimse.yok taraftar çok iyi destek vermiş, saha kapatmayı gerektirecek bir olay olmamış* * .nihat özdemirin de dediği gibi bu maçta da gördük kadıköyde küfür yokmuş(!). yoksa 90 dakika ben mi başka bir maç izledim?
    (kolpatusubasa, 03.12.2006 23:28 ~ 23:30)
  12. fenerbahçe maçlarının galatasaray adına her zaman küçük detayların, kırılma noktalarının yol açtığı büyük sonuçlar olduğunu bir kez daha gördüğümüz maç. daha önceki senelerde, en fazla fark yenilen maçlarda bile şans faktörünün içinde bolca olduğu bir gol gelir, galatasaray adına şanssızlıklar ince ince de olsa (gerektiğinde kalın kalını da var) maç boyunca kendini hissettirirdi. her zaman bir kopma noktası yaşanırdı ve sonuç olarak fenerbahçe'nin iyi oynadığı zaman farka kötü oynadığı zaman da puana ulaştığı, galatasaray'ın ise yenmek için (fenerli arkadaşlar kabul ederse kendimi keserim) hem fener'in mutlak bahtını kırması hem de sahaya çıkan kadroyu alt etmesinin gerek olduğu maçlardır bu derbiler.
    ayrıca galatasaraylılar'a saçbaş yoldurma özelliğini bu sene de kaybetmemiştir.

    hem futbolda, hem basketbolda bileğimizin büküldüğü gündür bugün. herkese geçmiş olsun.

    edit: ek olarak hiçbir fenerbahçeli'nin "biz çok uygar olduk yaww, gerektiğinde adeta bir sanatçı anar gibi mumla tepki gösterioooruz kardeşim", "ya biz gelen takımı süpeer ağırlarız" tarzı bıdı bıdılar yapmaması yaparsa da her zaman "hassiktir"'le karşılanması gerektiğini göz önüne seren maçtır. küfür de yoktu sanırım şükrü saraçoğlu'nda, tahrik de, yabancı madde de.
    kutsal ittifak çok pismiş, gözümüzü kör etmiş..
    (ninca, 03.12.2006 23:30 ~ 23:35)
  13. kezman'ın tribünlere giden şutunun ergün'ün kıçına çarpıp nasıl bir falso aldığını ve direk köşeye gittiğini gördüğümde aklıma boliç'li manchester zaferi geldi. demek ki bu bal 10 yıldır fenerbahçe'de sürüyor. helal olsun!
    (hansvoralberg, 03.12.2006 23:34)
  14. cihan olacak kerkenezi futbolcu yapan zihniyete bol bol giydirdiğim maç olmuştur.o kadar...
    (odadaestrangedçalıyo, 03.12.2006 23:48)
  15. şans faktörü..eksiğimiz vardı..iyi oynayan bizdik ama..bunlar klasik bir fb-gs derbisi sonrası ağızdan düşmeyen cümlelerdir.fakat şurası gerçekki fenerbahçe bu maçta akıllı davranmıştır..perşembe günü iyi ve baskın oynadığı bir avrupa maçından (ki bunun için ciddi efor gerekir) sonra ilk devre bulduğunu atacak ikinci yarı kontrollü oynayacak.buna mecbur.bunların hiçbiri biyonik adam değil.ha bu da yorgunluk bahanesi diye özetlenebilir ama durum bu.zamanında aynı başarıyı juventus maçından çıkıp haftasonu fb'ye yenilmeyen cimbomda da görebiliriz.2-0 sonrası belki ziconun müdahalesi ile sonuç farklı olabilirdi.ama bunu beklemek biraz lüks zico için..sonuçta bjk-palermo-ts-cv-gs gibi ciddi rakiplerle karşılaştığı bir dönemde fenerbahçenin bu 3 puanı çok fazlasıyla kıymetlidir.
    (bigbang, 03.12.2006 23:54)
  16. kezman'ın attığı gole şans golü demek ne kadar doğrudur. adam ortasahada rakibe pres yapıp topu kapıyor, sonra pas için hızla uygun pozisyona giriyor ve aldı pası şut olarak değerlendiyor ve o şut rakibin bir tarafına çarpıp gol oluyor. sırf bu çarpma yüzünden kezman'ın bu çabasını hor görmek ve "bala göte attı" demek saçma geliyor. şans golü dediğin olimpiyat stadındaki bir gs-fb maçında prates miydi yoksa sabri miydi şimdi hatırlayamadığım bir şahsın dağlara taşlara giden şutunun hakan şükür'ün kafasına çarpıp ağlara gitmesidir.

    bir de nedense her kadıköydeki fb-gs maçından sonra birileri mağlubiyete kılıfı hemen buluyorlar. koro halinde küfür etmeyen ve sahaya bir şey atmayan taraftarın bir maçta tüm bunları yapması için fırsat kollayan insanlar var. sonra da " ee hani siz de yoktu" gibisinden akıllarınca bir sonuç çıkarıyorlar ama kimsenin kendini düzeltmeye niyeti yok, bu konuda birilerini şikayet etmek için senin tüm bunları zaten yapmıyor olman lazım. tabi fener taraftarı da her gs maçında bu şansı ellerinden aptalca kaçırıyorlar. bu yüzden geçen sene samiyendeki kupa maçında atılan suların hesabını kimse soramıyor, ben o maçtaydım ve bu suların hesabını su satan adama sordum. "bir sene su satmasam yeter bu bana, suyumuz tükendi mecidiyeköy civarındaki marketlerden su getirtiyorum" dedi. "bir su da bana ver" dedim. " atacan mı, içecen mi" diye sordu."içeceğim" dedim." o zaman bekle, bunlar atmalık su, boş şişelere tuvaletten doldurduk" dedi. "atmalık su" satılan bir stadın insanları şimdi kalkıpta ona buna laf etmeye hakkı yoktur.

    son olarak gerets'in alnındaki kanı bir yandan üzüntüyle izlerken bir yandan da aklıma ünlü futbol düşünürü haluk ulusoy'un o unutulmaz "magnumla mı vuruldu sanki" özdeyişi geldi. yani bu işlerin bu zihniyetle düzelmeyeceği belli maalesef .
    (kör kuyu , 04.12.2006 01:02 ~ 01:05)
  17. kendi tribününde polis tarafından coplanan, tekmelenen biri olarak devre arası gs tribünlerin çevik kuvvete attığı koltuklara sevindiğim, renkler farklı da olsa, bütün maç birbirimize küfür de etsek aynı sorunları, aynı cefaları çektiğimizi bana bir kez daha hatırlatan karşılaşma.
    (sechoe, 04.12.2006 01:29 ~ 01:50)
  18. güzelim galatasarayımızın bir kez daha boyun eğdiği maçtır. evet sadece maçtır, yalnızca ve sadece bir maç; insanların neden bir spor müsabakası için en azılı düşmanlara taş çıkartacak derecede kavga ettiklerini, takımlarını samandıradan veya floryadan kortej eşliğinde sahaya getirdiklerini ve saatler öncesinden stad etrafında pineklediklerini anlayamıyorum. bence bunlar hep boşluktan geliyor. doğrusu bizim insanımız çok boş vakte sahip ve bu vakitlerini fanatizmle dolduruyorlar; sonrada gelişmek, muasır medeniyetler seviyesine gelmek için nutuk atıyoruz, bence burada bir çelişki var.
    (dearmarlon, 04.12.2006 03:14 ~ 03:15)
  19. "iyi oynayan bizdik, ama..." ile başlayan cümleler avuntudur. önce basketbol sonra futbol. galatasarayın kaderi fenerbahçeye yenilmektir. üzücü ama gerçek..
    (roxanne, 04.12.2006 09:46)
  20. biraz geç bir yorum olacak ama ayrıntılı olacağından telafi ederim umarım. neyse maç günü kadıköy gene sarı lacivert renklere boyanmıştı (izmirden gelen biri olarak ben böyle gördüm). stadın çevresinde muazzam bir kalabalık ve harika taraftar şovlarını izlemek de ayrı bir zevkti doğrusu. stada girince maraton alt tribününde yazan "iftira et" yazısı da gerçekten güzel bir gönderme idi.
    http://pg.photos.yahoo.com/...

    maçtan önce küfürlü tezahüratlar çok çok azdı. stada ne zaman gs'li seyirciler girdi işte o zaman cümbüş başladı. şimdi gelelim sezarın hakkı sezara;

    gs'li seyirciler üstlerinde ağ olmasına rağmen koltukları kırıp ısrarla fener tribünlerine atmaları ama ağ yüzünden üstlerine düşmelerine rağmen bunu devamlı yapmaları pavlov'un köpeğinden daha zeki olduklarını kanıtlar. (doğruya doğru hiç konuşmayın). karşılıklı küfürlü sloganlarla maç bir ara çirkinleşse de( seyirci bakımından) genel hava güzeldi. maç öncesi ısınma esnasında sabri'nin gelip fener seyircisini tahrik etmesi de gerçekten bir sportmenlik örneği idi. minik futbolcular örnek alsınlar sabri abisini.

    maç başlar başlamaz fenerbahçe muhteşem bir baskı uygulayarak ard arda gelen 2 golle bu futbolunu süslemiştir. ilk yarının sonlarına doğru biraz toparlanan gs atak yapsa da ne yazık ki sonuca ulaşamamıştır. bu esnada gs tribünleri ısrarla koltuk kırıp, sahaya yabancı madde atması da cabası. ha fenerliler de atmadılar mı attılar zaten bu yüzden( o atan gerizekalılar yüzünden ceza alacağız). fakat maçtan ilginç görüntüler de vardı hoş ne 4. hakem ne de gs'li dereli görmedi. gs yedek kulübesinden bir oyuncu ayağa kalkıp fener tribünlerine birşeyler attı. bunun sonucunda da tribün karıştı tabi. buradan o sporcu arkadaşımıza da sportmenliği ve kibar davranışı yüzünden tebrik ederim. bir futbolcu işte böyle olmalıdır.

    ikinci yarı başladığından sahaya sis inmişti ve bu inen sis sanki fenerbahçeli oyuncuları da etkileyerek kötü bir futbol sergilemesine neden olmuştu. ikinci yarı galatasaray mükemmele yakın bir futbol oynayarak gole gitmiştir.

    lakin, sabri, hasan şaş, ayhan ve ümit karan işte bunlar birer centilmen ve kaliteli oyuncular olduğunu maç esnasında bir kez daha görmüş bulunduk. gerçekten örnek alınacak futbolcular. şahsen ben maçtan sonra bir ayhan ya da bir sabri olmak istedim ama kişiliğim bunu kaldırmaz diye düşündüm.

    hakemin de çok kötü değilse bile orta seviyede maç yönettiğini söyleyebilirim. üstelik alex'i gözlerinin önünde kasti olarak düşürülmesi pozisyonuna "devam" kararı vermesi ise çok çok komikti. eğri otursun gs'liler doğru konuşsun yani. üstelik çoğu faullerde bize yapılan olmasına rağmen gs lehine çalması da komikti. bizim yaptıklarımız da yok muydu evet vardı onlarda da çalmayarak ya da aleyhimize karar vererek dengeyi sağlamaya çalıştı. olsun.

    yalnız ikinci yarının sonlarına doğru fenerbahçe'nin baskılı oyunu ile gole giden bir pozisyonu çok komik bir şekilde ofsayt diye kesmesi selçuk dereli'ye ve yardımcı hakemine "yüzyılın hakemi" ödülü layık görülmelidir. ceza sahası içinde fenerbahçeli bir oyuncunun arkasında bir tane gs'li defans oyuncusu varken üstelik aralarında nerede ise 2 metre varken ofsayt kararı çıkması da ilginçti. sanırsam yeni bir ofsayt kuralı geldi ve bundan tüm dünyada bir tek selçuk dereli ve yan hakem haberdar.

    fb kenar yönetimini de ayrı kutlamak istiyorum çünkü 90 dakika boyunca bir bok yapmayarak sahayı izleyen zico süper bir idare göstermiştir. ısrarla deniz ve uğur boral'ı da oynatması daha da ilginç zaten.

    işin özü şu;

    çok rahat alacağımız biz maçı karnımıza ağrılar sokarak kazandıran fenerbahçe zorlada olsa yüzümüzü güldürdü. gs takımında da yukarıda saydıklarım dışındaki oyuncular da iyi oynadılar şimdi doğruya doğru. yalnız bir tek o capon malı oyuncuları sahada ne yaptı ben çözemedim.
    (guenhwyvar, 04.12.2006 11:38 ~ 12:00)
  21. fenerbahçelilerin sözlükte de fenerli olduklarını anladığım maç olmuştur. hakem kötüymüş, alexin kendin yerlere atmasına faul çalıp kırmızı kart vermemiş, gol pozisyonu bile olamayacak pozisyonlarda yanlış olarak ofsayt çalmış da galatasaray lehine taraf tutmuş, daha neler neler. bu yaşıma geldim, fener maçlarında hakemlerin bizim lehimize hata yaptıklarını görmedim, 2 sezon önce çok kritik maçın (2-2 idi skor) 87. dakikasında luciano'nun 6 pasta smaçla kestiği topu ( bütün dünya gördü ama 2 hakem göremedi) örnek versem yeterli olur şimdilik. dünkü maç da böyleydi, eğer hakem hakem olsaydı:

    1. ceza sahasına yakın her yerde alexin kendini yerlere atmasına 2 sarıdan kırmızıyı çakardı (zaten 1 sarı alsa o hareketleri bir daha yapmazdı)

    2. deniz'in sabri'ye dalmasına devam demeyip (kaleye yakın bir firkik olacaktı) faulu çalıp kırmızıyı basardı adama (nerde o cüret, hangi maçta fenerlilere kırmızı verebildeler ki, bunda da versinler, aziz abi göt kesiyor)

    3. 85. dakikada yine bir elle müdahale, yine bir devam kararı, elle müdahalenin bir de çekmesi vardı. (biz alıştık zaten fenerlileri elle oynamalarına, hakemler de alıştı)

    bunlar öne çıkan başlıklardı, maça da direkt etki eden pozisyonlardı, takdir haklarını hep fenerin lehine kullandığı pozisyonları saymıyorum, onlar normaldi.

    ben artık fener maçlarında bizim şansızlıklarımızdan, fenerin balından bıktım, adamlar her geldiklerini gol yapıyorlar, biz ise çok net pozisyonları bir şekilde gole çeviremiyoruz.

    gelelim maça, nerden başlasam, her maç artık bizi aşıp rakiplerin bile kahkahalarla gülmesine neden olan cihan haspolatlı adlı 3. lig topçusunu (şimdi 3. lig topçuları bana dava açacak, bizi aşağılıyorsun diye) her maç olduğu gibi bu maçta da nasıl sahaya sürüyor bu gerets efendi. sağ kulvarda verdiği açıkları hepimiz gördük, 2. yarı sabriye ayak uydurmak için ileri bindirmelerinde yaptığı saçma sapan hareketler, 2 pozisyon üst üste orta yapmayı deneyip, birini auta diğerini de taca attıktan sonra, ardından da 2 tane topu hiç gerek yokken kaptırıp kontraya maruz kalmamızdan sonra bu adamın hala haftaya 11 de oynamaya devam edecek olması biz galatasaylıları derinden sarsmaktadır. lig başından beri olumlu bir hareketi olmayan necati'yi bu gerets efendi kurtarıcı olarak sahaya sürüyor, ve her maç yaptığını yapmaya devam ediyor necati, her topu saçma sapan bir şekilde rakibe veriyor, dün olduğu gibi arada bir kaleye tek vuruşu varsa var, yoksa 1. sınıf top ezme uzmanı olmaya devam ediyor. ve hasan kabze hala yedek bu necati yüzünden. daha doğrusu gerets yüzünden. iyi oynuyor gibi görünen arda'ya da biraz lafım var. bal yapmayan arı sanki. 5 metre solunda diyelim ki ayhan var, ayağına gelen topu ayhan'a verbilir, onu yapmıyor, üst üste 3-4 güzel çalımdan sonra topu yine 5 metre yanındaki ayhan'a veriyor, eee, ben ne anladım bu işten o çalımları atmana hiç gerek yoktu, en başında pasını verseydin. bu takıma acile frikikçi bir sağ bek lazım, hamit altıntop. bu takımın düzelmesi için transfer değil, negatif transfer lazım. cihan, orhan, ayhan, hasan, necati, inamoto, ergün gibi isimleri yollasınlar, onlara ödenen parayla hamit altıntop'u getirsinler, genç takviyelerle gelen bir dinanizmle bu takım şampiyon olamazsa da, gelecek yıllar için zirveyi zorlayacak takım oluşturmuş oluruz.
    (galliani, 04.12.2006 15:54 ~ 05.12.2006 00:40)