katılımın yüksek olmayacağını -maalesef- düşündüğüm miting. özellikle mitinge öncülük eden isimler; ergenekon, o olmazsa yeni oluşturulacak bir 'terörist' avı kapsamında, 'çok gizli' belgeler gün ışığına çıkarılarak devletimizce 'misafir' edilebilir.
atatürk ismini kendilerine tescillemişcesine davranıyorlar bunu beğenmiyorum işte. zart oluyor atatürk ve bilmemne, zurt oluyor atatürk ve şu. insanların atatürk sevgisini sömürmeyiniz efendim. bu zihniyet yüzünden insanlar atatürk ü sevmiyorum hümeyniyi seviyorum diyebilecek kadar cürretkar oluyorlar. yapmayın etmeyin eylemeyin.her şeyinizde atatürk ü kullanmayan. bırakın ulaşılamaz olsun,değerlimiz kıymetlimiz olarak kalsın.
19 temmuz 2008 cumartesi günü saat 10-10.30 arasında ibrahimağa semtinde natulius işmerkezi veya carreforsa denen binanın bulunduğu üstünden trenyolu geçen kavşağın üsküdar’dan kadıköy’e geliş yönünde cumok pankartı arkasında buluşacağız. bayraklarımız, pankartlarımız, tişörtlerimiz, gazetelerimiz ve şapkalarımızla orada hazır bulunacağız.hava sıcak olduğu için şapka ve güneş gözlüklerini ihmal etmeyiniz.
karşıdan katılanların denizyolunu kullanarak kadıköy’e gelmelerini öneririz. denizyolu ile gelenler haydarpaşa yönüne akan trafiği takip ederek o kavşağa erişebilirler. anadolu yakasına oto ile gelenlerin parkyeri olarak doğrudan fb stadının yanındaki salıpazarı alanınındaki büyük otoparkı yeğlemeleri yerinde olacaktır. oradan natulius kavşağına gelmeleri için üsküdar yönüne caddeyi izlemeleri yeterlidir. yaklaşık 500 m.lik bir düz bir yolu yürüyerek ulaşabilirler.
orada geken cumoklarla birlikte korteje katılıp iskele meydanındaki miting alanına yürüyeceğiz. cumok pankartı rehberiniz olsun.
hukuka, ulusun egemenliğine, insanın en temel hakkı olan direnme hakkına sahip çıkarak, cumhuriyetimizi savunacağız. bir darbe söylencesi ile sivil darbeyi tamamlamalarına izin vermeyecek; ayağa kalkarak, topyekun ulusça direnecek, atatürk’ün sesini yükselteceğiz.
ödevimiz, 19 temmuz 2008 günü saat: 11.00 de, kadıköy de diğer dkö’ler yurtsever örgütler ve yurttaşlar ile birlikte alanda hazır bulunmaktır .
kuvvetler ayrılığının ne olduğunu bildiğimiz için ayrıntıya gerek yok.
hukuk ile yargı ilgilenir doğrudur ama yargıyı eleştirmek suç değildir. gidin bakın danıştay ve yargıtay gibi kurumların kurulma sebebine. bunlar ihtilaflı olan meselelerde temyiz işleri ile ilgilenirler. demek ki, yargısı kesinleşmiş durumlarda bile tarafların itiraz hakkı mevcut.
yargı eleştirilmeyecek bir şey değildir. yargının eleştirilmesi ile deliller kapatılamıyorsa ortada bir sorun yoktur. iddianamesi bitmemiş bir soruşturmada şamil tayyar gibilerin yazıları ise yargıya doğrudan müdahaledir. haktan hukuktan bahsediliyorsa, bu kişilerin hukuka aykırı hareketleri dikkate alınmalıdır.
dolayısı ile bu miting " hukuka karşı " değildir. bizzat anayasa'da bulunan haklara dayanılarak yapılmaktadır. bir uyarayım dedim bilmeyenleri. isteyenin kafasına anayasa da fırlatırım!
bu toplanmanın hukuka karşı olduğunu iddia edebilmek için elimizde önemli dayanakların olması gerek. bildiğimiz gibi hukukta yargı yapılan suçun ispatına dayanarak ilgili kanunlara göre hüküm verilir.
eğer kanun ve hukuka saygımız var ise 1982 anayasası'nın 34. maddesini bilmemiz gerekiyor. 34. madde de belirtildiği gibi, toplanma hakkının kısıtlanması ancak başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak için kanunla sınırlandırılabiliyor. böylece miting hakkında ancak kısıtlamayı yine kanunların yapabileceğini görüyoruz. burdan anlıyoruz ki miting legal.
gelelim ikinci antiteze. mitingin hukuka karşı olması çok büyük iddiadır. mitingi düzenleyenlerin amacı seyri çok karanlık geçmiş ergenekon soruşturmasını aydınlatmaya çalışmaktır. yani bu durumda da hukuka karşı bir eylem olmadığı gibi yine hukukun yanında olduğunu belli etmek istiyor katılımcılar. neyin ne olduğunu bilmeden, sadece siyasi görüşlere dayanarak mitingin hukuka karşı olduğunu iddia etmek zahiride hukukun yanında olup, hukuksuzluğa yelken açmaya benzer.
önemli dipnot: yargının görevi suçu kanıtlamaktır, suçsuzluğu değil. bunu da öğretelim.
isminin içinde atatürk ün kullanılmasını kınadığım miting.sırf bu olay mitingin kendine güvensizliğini ortaya koymaktadır.bu yürüyüşten iş çıkmaz isminin içine atatürk ü koyduğumuz vakit millet dökülür sokağa düşüncesiyle meydana geldiği aşikardır.hiç hoş değil.
yargı, hatalara karşı gerekli düzeltmeyi, bir kişinin ya da avukatlarının hak aramasını kendi içindeki dinamikleri ile çözer. yargıya intikal etmiş bir süreci, yargı dışından herhangi bir müdahaleye maruz bırakmak en başta etik değildir.
ps: "suçluluğu/suçsuzluğu kanıtlanmamış insanlar" tamlamasını güzel, sakin kafayla okumak lazım. edilgen. özne yok. isnat edilmiş bir suç varsa suçluluğu da suçsuzluğu da hukuk yolu ile, fakat farklı taraflar ile kanıtlanır, ispat edilir.
cumhuriyet mitinglerinin-daha doğrusu, cumhuriyet mitinglerini tertipleyenlerin- ne amaca hizmet ettiği iyiyeden iyiye deşifre olduktan sonra, tertip komitesinin atatürk ve demokrasi adını kullanarak organize ettiği mitingtir.bir bakıma cumhuriyet mitingleri vol 2 de diyebiliriz.
demokrasi duasına çıkıp akp'den rahmet bekleyenleri haftarca önce meydanlarda görmüştük. darbeye karşı istiklalden yürüyüş başlatmışlardı hani. bu ve buna benzer ortak akıllılara bir nevi cevap niteliğinde olacağa benziyor.
demokrasi sevdalılarına bakıyorum da ikisi de aynı elbisenin laciverdi gibi. biri takke takıyor biri kalpak tek farkları bu.
evet ya sonunda bunları da gördük,darbe yapmaya çalışan bir örgütü savunmak için miting yapılacak sevgili ülkemizde,isminin başına da atatürk 'ü koyduk mu tamamdır,şimdi ne kadar da samimi oldu di mi ? yeter ya,atatürk 'ü rahat bırakın,yaptığınız her zırvalığın içine onu çekmekten vazgeçin,eski tüfeklere bak be,hemencecik de darbeci kesildiler başımıza,siz değil miydiniz 12 eylül darbesinden sonra işkence gören,sebepsiz yere senelerce cezaevinde yatan,gecenin bir vakti gözaltına alınan,çok mu özlediniz o günleri,''biz yaşadık bir de çocuklarımız görsün nasıl bir duyguymuş'' diye mi düşünüyorsunuz,yazık çok yazık...
atatürkçü düşünce derneğinin düzenlemesine rağmen "atatürk'ü kullanmışlar, ıyyk" türünden tepkiler verenlerin "bağımsız yargı" isteğiyle miting yapanları da "ergnekoncuymuşlarr bunlarr" diye etiketlediği bir süreçte; kirli ve karanlık yılların (hatta yüzyılların!) tüm pisliğinin ergenekon halısının altına süpürülmesine itiraz edenlerin coşkuyla katılacağı mitingdir.
ayrıca bu mitinge katılanlar, uğur mumcu'yu öldür(t)enlerin içinde şu an onun köşesinden demokrasiyi ve cumhuriyeti savunan mustafa balbay'ın olduğuna ya da ilhan selçuk'un cumhuriye gazetesine bomba attırdığına da inanmazlar. aptal değillerdir çünkü, psikolojik savaşın maymunu olmamışlardır. abd'nin ve ab'nin ve onların desteklediği akp'nin ulus devleti yok etme planlarıyla tezgahladıkları bir tertibi, temiz eller diye bu millete yutturmalarına da sessiz kalmazlar.
atatürk ve demokrasi'yi aynı cümlenin içinde kullanınca karşıt olanları uyuz etmiş olan miting. şimdi soruyorum ki: bugüne kadar katledilen yazarlardan islami yönüyle tanınan bir tane yazar var mıydı? aydınların hemen hepsi atatürk'e ve cumhuriyet'ine sahip çıktığı için katledilmedi mi? bugün bile bekir coşkun, emin çölaşan, emre kongar, özdemir ince gibi yazarlar yığınla tehdit almıyorlar mı? bu yazarlar ve okurları tüm tehditlere rağmen, inandıkları ilkeleri savundukları için tukaka olmuyor mu? bu insanların, demokrasiyi içselleştirmesi mümkün dahi olmayan iktidara karşı yaptıkları demokratik tepki suç mu? çok merak ediyorum cevaplarını. nedendir bu buram buram iktidar yandaşlığı ve muhalefete muhalefet olma arzusu? belki de entel görünerek (entellektüel değil) alternatif olmak isteğidir sanırım.
ötekileştirmeyin deyip götünü yırtanların, canları sıkıldıkça milleti toplanmaya çağırdıkları mitinglerden bir tanesidir. başına atatürk konunca, atatürk resimli pasta gibi sıyrılıp bir saygı göreceklerini düşünüyorlar belki de. ama değil içinde atatürk, her ne geçerse geçsin samimiyetine dair 1 gram inancım olmayan mitingdir. aydın gençler için karı kızla tanışma ortamı olacak yine, insanlar türk bayrakları altında çektirdikleri fotoğraflarını facebook'a koyup, aptal aptal yorum yapacaklar. hayır atatürk'ü niye karıştırıyorsunuz, adamı mezarında da rahat bırakmıyorlar. türbanı siyasete alet edenlere çemkirip duruyorsunuz da sizin yaptığınız nedir a canlar?
en demokrat geçinenlerin, en demokratik simgelerden biri olan toplanma ve yüşüyüş hakkını bir an unuttup karalamaya çalıştığı bir başka add mitingi.
açılaması zor yoldan ama aydınlatıcı olacak:
bir. add mevcut yapının korunmasını isteyen aslında ne sağcı ne solcu bir örgütlenmedir. mevcut devlet yapısı da gayet atatürkçüdür. yani gerek siyasi olarak, gerek ismen, gerek mensuplarının atatürk sevgisinden dolayı, kemalistlerin kalesi durumundadır. atatürk ile adaş bir dernektir.
iki. genel başkanı şener eruygur usulen hukuka uygun ama esasen absürd, saçma ve anti demokratik bir biçimde gözaltına alınmış. mitingi düzenleyen add kadıköy şubesi de "hukuk" tarafından alt üst edilmiştir. anti-demokratik noktalar göze çarpmaktadır. (tırnak içinde hukuktur o, tek bir savcının iki lafı ne zamandır hukuk? ankarada dava açtıracak tek bir savcı bulamayan iktidarın ne kadar kuklasıdır o hukuk? bu hukuksa bilhassa hukaka karşı bir mitingdir bunu da edit olarak belirteyim)
yani demokrasi ve atatürk kelimelerinin aslında yanyana durması çok da garip değil. mitingin adı doğru bile seçilmiş!
yok samimiyetsizmiş yok bilmemneymiş diyenler de çıkar bu demokratların arasından. bunu diyen adamları da gözümde canlandırıyorum. elinde taraf gazetesi kantinde ergenekon hakkında bir gram haberi olmayan kızlara ahkam kesiyor, ya da cemaat evinden çıkmıyor! iki yüzlü olan önce sensin be!
sol dediğin devrimciliği savunmaktır, iktidara gelsen bile muhalif olmaktır,
sağ dediğin mevcut düzeni korumak, kollamaktır.