|
|
- kasımpaşa'nın 1-0 öne geçtiği maç. 40. dk.
(zoma, 19.08.2007 22:27 ~ 22:27)
- maçın böyle bitmesi durumunda kimsenin kimseye hakaret etmeyeceği maçtır.
- 2.yarı da batuhan karadenizi izlettirecek karşılaşma.
- an itibariyle 1-0 kasımpaşanın önde olduğu maç
(bkz: yer yarılsaydıda dibine girseydim)
- 63. dakikada ibrahim toramanın golüyle 1-1 olan maç.
- izlediğim kadarıyla(sopcast sağolsun) kasımpaşa'nın 11 kişi+ibrahim akın ile oynadığı maç.
özet izledikten sonra edit:nobre nin günahını almışım,saygılar abicim,yengeye selam...
- beşiktaş'ın 2007-2008 sezonundaki ikinci maçı. maç beşiktaş'ın 2-1 üstünlüğü ile bitmiştir. 40. dakikadaki jens'in golüne 63'te ibrahim toraman, 85'te ricardinhokarşılık vermiştir. beşiktaş puanını 6'ya çıkarmış ligde 3. sıraya yerleşmiştir.
gelelim maçın teknik analizine. beşiktaş sene başındaki taktiğini bozmadan ilerliyor. zaten bu dakikadan sonra ertuğrul sağlam'ın başka bir taktikle sahaya çıkmasını beklemiyorum. yalnız bu taktik, fc zürich'i elememizle birlikte şampiyonlar ligine kalırsak af buyrun kıçımızda patlayacaktır. bu taktiği sözlüğünü yeni açanlar için tekrar edelim. bir tane kaleci. önünde dörtlü defans, tek ön libero (dm) iki kanat oyuncusu çift forvet ve forvetin arkasında bir amc. bu taktik zorlu takımlarda neden patlar diye soracak olursanız, takım defansif yönden orta sahada feci boş alanlar bırakıyor ve genelde şampiyonlar liginde orta sahayı rakibe bıraktığınızda en az 5 gollü mağlubiyetler alıyorsunuz.
maçımıza dönersek aynı boş alanları ve belki de daha fazlasını kasımpaşapor kullandı. hatta ben yasin sülün'ü ilk defa topla ceza sahasından rakip ceza sahasına kadar gittiğini gördüm. bu iki anlama geliyor. ya bu adam biz kendini izlemediğimiz zamanlarda yeteneklerini geliştirdi - ki kasımpaşaspor da oynadığına göre bu kısmı eleyebiliriz. - ya da beşiktaş orta sahası kevgir vazifesi görüyor. bırakılan boş alanlar teknikle birleşirse beşiktaş için hiç iyi günler kapıda değil. hücumdaki yaratıcı çeşitliliğin de kapanan bir savunma karşısında ne kadar zayıfladığını görmüş olduk. günümüz futbolunda artık maçlar 3 günde bir oynandığı için yorgunluğu bahane eden arkadaşların yazıyı burada bırakmalarını öneriyorum.
gelelim tek tek futbolcularımıza,
rüştü: bir dramın baş aktörüydü sanki. hani eskiden deniz feneri programları vardı. yoksul bir ailenin evine girerler bizim de içimiz parçalanırdı. rüştü'yü seyrederken o hislere kapıldım maç boyu. yediği gol ve yan topları tam bir fiyaskoydu. dizine sarılı bandaj ve 15 dakikada bir nükseden sakatlığı, rüştü'nün tadında bırakmasını gerektiğini gösteriyordu. hele bir an auta çıkan topun peşinden koşarken karizmayı dağıttığı anda gözlerimi kapadım, ne bileyim başka taraflara falan baktım.
serdar kurtuluş: belki de beşiktaş'a geldiğinden bu yana en tutuk oyununu sergiledi. ofansif anlamda biraz çabalar gözükse de defansif anlamda sağ bek görevini başarıyla yerine getiremedi. yenilen gol onun kanadından geldiğinde gözlerimiz yaklaşık bir 10 saniye onu aradı. ikinci golün asisti ile kendini affetirdi.
gökhan zan: görevini başarıyla yerine getirdi. bordeaux menajerleri de bu maçı izlediğini duymuş olacak ki daha bir kükrer, daha bir aslan oynadı. helal olsun dedirtti kimi zaman. yenilen golde hatası vardı. (adamla birlikte topa cisse zıplıyor.)
ibrahim toraman: dörtlü defansın göbeğinde oyun kurucu vazifesi üstlendi. isabetli pasları ve hızlı atakların başlangıcı ondan geldi. her geçen gün hırsına hırs katıyor, hırsından kendini yemezse iyi vallahi. bu takımda şampiyonluğu ibrahim toraman kadar isteyen bir futbolcu olduğunu zannetmiyorum. dört dörtlük oynadı.
rodrigo tello: maçın adamı. bir insan en azından nazar boncukluk bir top kaybı yapar diye maçın son dakikalarında düşünürken sağ kanada atılan bir pasta topu rakibe verdi ama sonra presle onu da aldı. ibrahim üzülmez'in cezasından dolayı tam verimli olamıyor ama asistini yaptı ve maçın kader adamlarından biriydi.
cisse: kondisyon namına hiç bir şey olmayan bir orta saha oyuncusu düşünün. oyunda yaptığı en atraksiyonluk hareket burnunu karıştırmasıydı. genelde ilk topları karşılama ve takımı atağa çıkarma gibi görevleri olan defensive midfielder pozisyonunu tavla oynayan bakkal sahibi pozisyonuna çevirdi. bu maçta takıma olumlu bir katkısı olmadı. ikinci yarı alt solunum yollarından nefes almaya başlayınca ertuğrul hoca da dayanamayıp oyundan aldı.
serdar özkan: sağ kanadı çok iyi kullandı. br ara ilk yarı lionel messi'yi ne zaman transfer ettik diye iç geçirdim. birebirdeki etkili oyunu, sürati ve isabetli ortaları ile bir kanat oyuncusunun yapması gereken herşeyi yaptı. kimi zaman orta sahaya gelip göbekten delici varyasyon denediyse de genelde verimini yine sağ kanatta kullandı.
aydın: pişmesi gereken genç bir yetenek. topla birlikte gidemeyecek kadar süratli ama savruk bir oyuncu. golün sebebi olan faul pozisyonunu onun heyecanına vermek istiyorum. çünkü yaklaşık bir 40 metre depar attıktan sonra pozisyon bile olmayacak sakinlikteki atağı bir gole dönüştürdü. ilk verilen şansı pek iyi kullanamadığı görüşündeyim.
ricardinho: delgado'nun yerine oynadı fakat istenilen verimi bir türlü ortaya koyamadı. cisse'yi defansif anlarda zaman zaman değil her zaman yalnız bıraktığı için kasımpaşa ataklarında takımı 10 kişi oynattı. kapalı defansı açmada ise yaratıcı hareket bakımından son derece yetersiz kaldı. maçta galibiyet golünü atan birinin hakkını yemeyelim. oyuna olmasa da skora çok büyük katkısı oldu.
burak yılmaz: patlak prezervatife benzetiyorum futbolunu. hani önleminizi alırsınız, verimini alamazsınız ama yine de şansınıza başınıza bir şey gelmez de hadi neyse dersiniz ya. burak'ın oyunu da öyle işte. deparları göze hoş gözüküyor, presi yırtıcılığı çok iyi ama takıma en ufak bir katkısı yok.
nobre: oldukça gayretli fakat son vuruş hatta son pas şanssızlıkları var. çizgiden çıkan ve direkten dönen bir topu ve taçlara giden saçma sapan vuruşlarını aynı maç içerisinde yapan bir futbolcu. rakip defansı oyalama taktiği ötesine geçmiyor takıma katkısı. zaten kapanan defansların ilacı bir oyuncu olmadığı için bu maçta fazla bir beklentimizde olmadı.
ibrahim akın: geldiği güne lanet edenler olmuştur bu maçta. sırtındaki beşiktaş forması ile en kötü maçlarından birini çıkardı. gol pozisyonu diye ayağa kalktığımızda stad dışına çıkan toplar gördük. hadi yavrumlu atak başlangıçlarında kontralar yedik. derhal toparlanması lazım. bu şekilde forma şansı yok.
koray: cisse'nin kondisyon yetersizliğinden dolayı oyuna girdi ve görebini yerine getirdi. cisse'den çok daha olumlu paslarla birlikte top kullandı. ceza sahası çevresinde etkili atakların başlangıcı oldu. görevini yerine getirdi.
batuhan: gencecik bir delikanlı. zamana ihtiyacı var. özellikle kapanan savunmalara gelen güzel ortaların bitirici vuruşlarını bekledik kendisinden ama orta nereye yapılsa batuhan tam aksi yöndeydi. kendisinden çok şey beklemek şimdilik yanlış. forma şansı buldukça iyi günler gösterecektir yakında.
maçın dikkat edilmesi gerekenlerine gelince;
1. dilimizde tüy bitti ama tekrarlayalım. bu taktik hızlı hücumlarda tam bir boş alan fiyaskosuna dönüşüyor. ilk golde elini kolunu sallayarak gelen orta saha oyuncusuna 40 metre deparıyla gelen orta saha oyuncusu faul yaparak durdurabiliyor. orta sahanın en az iki kişi karşılaması lazım atakları.
2. kaleci rüştü kalede güven vermiyor. bu maçta kalede ben de olsaydım sonucun bu şekilde kalacağından eminim.
3. ibrahim akın artık son kredilerini kullanıyor. sergen abisinin izinden gittiği belli. en azından atlarına özenip onlar gibi koşsa yine bir şey katacaktır kendine.
ne de olsa galip takımın günahı olmaz. 6 puan toplayabilen 3 takımdan biri de beşiktaş. tebrikler...
not: bu arada kasımpaşapor forveti zenci saat satıcısı kılıklı futbolcuya maçlarda çok dikkat edin. öyle bir top oynuyor ki cem yılmaz'dan daha komik.
- 11 futbolcumuz içlerinde ibrahim toraman, serdar kurtuluş ve tello dışındaki futbolcularımızın birbirlerini sanki ilk defa görmüş gibi kopuk oynamaları en önemli ayrıntıydı. ikinci hafta ve altı puan. durmadan devam "asla pes etme"
- beşiktaşımın 90 dakika boyunca taraftarlarına ecel terleri döktürdüğü, özellikle ilk yarıda takım ruhu ve mücadele hırsı bakımından bekleneni veremediği, burak'ın saç baş yoldurttuğu, batuhan'ın genç yaşına rağmen ileriki maçlar için umut verdiği, "ikide iki" yapmamızı sağlayan maç. beşiktaşın üzerindeki tutukluğun ileriki haftalarda sıkıntı yaratabileceğini düşündürten maçtır aynı zamanda. aksi halde her hafta son düdük çalmadan rahat nefes alamayacağız.
|