beşiktaş'ın kazanacağı maçtır. ayrıca fenerbahçe de cska'yı yenecek, fener ve kartal elele bir üst tura çıkacaktır. şampiyonlar liginde olamayıp da beşiktaş ve fenerbahçe'nin her yenilgisinde ortaya çıkan, diğer zamanlarda "lan bunlar inşallah bi kupa falan almaz" korkusuyla yaşayanlar utansın. beşiktaş'a yürekten destek vereceğimdir.
inönü'de futbolun adaletsizliğiyle birlikte son dakika yenilgimiz vardı, bu onun rövanşı. sadece rövanş değil, yaşamın kaynağı olacak bu maç. belki yeneceğiz hatta belki de grup lideri olarak devam edeceğiz. ve çok baba bi takım gelip bize yağdıracak belki. ama ona da değer. gözlerimizin açık gitmeyeceği açıktır.
ayıca grup maçlarından beşincisi olan marsilya maçı öncesi ihtimal hesabımdan dolayı gocunan eksiciye, selamlarımla: @2102843
+++beşiktaş yenerse ; liverpool yenerse ; beşiktaş - liverpool çıkar,porto uefa'ya
+++beşiktaş yenerse ; mars.-liv. berabere ; beşiktaş - porto çıkar,liverpool uefa'ya
+++beşiktaş yenerse ; marsilya yenerse ; marsilya - beşiktaş çıkar, porto uefa'ya
+++beşiktaş berabere; liverpool yenerse ; porto - liverpool çıkar,marsilya uefa'ya
+++beşiktaş berabere; mars.-liv.berabere ; porto - liverpool çıkar,marsilya uefa'ya
+++beşiktaş berabere; marsilya yenerse ; marsilya - porto çıkar,liverpool uefa'ya
+++beşiktaş kaybederse;liverpool yenerse;porto-liverpool çıkar,marsilya uefa'ya
+++beşiktaş kaybederse;mars.-liv. berabere;porto-liverpool çıkar,marsilya uefa'ya
+++beşiktaş kaybederse;marsilya yenerse porto-marsilya çıkar,liverpool uefa'ya
görüldüğü gibi beşiktaş'ın 1. olma ihtimali var fakat 3.olma ihtimali yok..benim tahminime göre ise porto-beşiktaş berabere biter,liverpool kazanır.ve porto-liverpool çıkar.
tahmini skor 1-1 (ilk golü beşiktaş atar)
ama gönlüm tabiiki de beşiktaş'tan yana inşallah yanılırım ve kazanırız.
bjk'nın guruptan çıkmak adına yapacağı kader maçıdır. marsilya maçını kazandıktan sonra bjk artık puan olarak guruptan çıkma menziline girmiştir. bu durum bir önceki maçında bozguna uğrayan bir takım için başarıdır çünkü iyi toparlamışlardır.
ayrıca bana göre gurubun şu an en rahat takımı bjk'dir ve porto'ya beraberliğin yetmesi de bjk'nin en büyük avantajıdır. kanaatimce eğer porto deplasmanında bjk'ya bir puan yetseydi yada porto'nun guruptan çıkabilmesi için mutlak galip gelmesi gerekseydi bjk'nın fazlaca bir şansı olmayacaktı. umarım norveç'in düştüğü hataya porto da düşer, ki norveç'e türkiye maçında 1 puan yetiyordu ama maç 1-1'e geldikten sonra skoru mu koruyalım yoksa saldıralım mı derken altlarına kaçırdılar. ben 60-70 dakika maç berabere giderse porto'nun geri kalan dakikalarda artık skoru korumak için bjk'nın üzerine fazla gidemeyeceğini düşünüyorum bu da maçın geri kalanının porto yarı alanında geçeceği anlamına geliyor. bjk'nın tek yapacağı iş sabırla beklemek. gol yememesi çok önemli. bakalım maçı kafamda böyle kurdum. biraz oynatalım uğurcum gibi oldu ama, ne yapalım canımız böyle istiyor. bekleyelim görelim...
gerçekçilikten uzak yorumlara sebebiyet veren maçtır.
futbol biraz da böyle, kumar gibi. insana umut veriyor. insan umutsuz yaşayamaz çünkü. geçici de olsa bir umuda bağlanmak, onu sonuna kadar sömürmek ve sonra da belli bir zaman diliminde depresyona girmek ihtiyacını güdüyor. sonunda yine bir umuda kapılmazsa hayatına son verebiliyor.
neyse konumuz insan değil. şimdi efendim, beşiktaş'ın son haftalardaki formuna bakılarak değil de, futbolcuların genel kapasitelerine bakılarak değerlendirilmesi gerekir bu maçın. zira hissi oyunculardır pek çoğu. o gün bir heyecanla çıkacaktır sahaya. serdar özkan'ın dizleri titreyecektir mesela. deli ibrahim, daha da delirecektir. belki en sakini ibrahim toraman olacaktır. cisse'nin ve tello'nun tecrübesinden faydalanabiliriz. delgado ve bobo vasatı aşarsa, kazanabiliriz de.
ancak şöyle de bir durum var. eğer karşımızda rasyonel bir takım olarak porto olacaksa, bunlar bobo'yu tutacaklardır. delgado'ya pas verdirmeyeceklerdir. serdar özkan'ın aceleciliğinden faydalanmak isteyeceklerdir. cisse'nin üstüne oynayıp orta saha hakimiyeti kurmak isteyeceklerdir. öte yandan koray'ın bu maçta kötü oynaması durumunda bunu başaracaklardır. defans zorlanacak, rüştü her an hata yapabilir bir konumda olacak. pimi çekilmiş bomba misali...
beşiktaş şu andaki futboluyla şampiyonlar liginde ne kadar gidebilir emin değilim. bu maçı kazanıp çıksa bile, ilk turda elenecektir belki de. futbolu ara sıra saman alevi gibi umut verse de, futbolcuların bir arada oynamaya ve tecrübeye ihtiyacı var. yani zamana... bunu sağlayana kadar sabra... türkiye'de zor şeyler bunlar tabi. takviyeler de önemli bir de. higuain ve diatta gönderilip, yerlerine çok iyi iki adam transfer edilebilse seyri değişebilir her şeyin.
bu maç, bir umut maçı gibi algılanmamalı bence. ne başlangıç, ne de son olacaktır. sadece iyi oynamamız gereken bir maçtır bu. çıkıp sonuna kadar mücadele edip, sonucunda ne olursa olsun başımız dik ayrılmamız gereken maç. zira bu takım liverpool ve marsilya'yı evinde devirecek kadar başarı göstermiştir. inönü cehennemi dillere destandır artık. bu genç takıma bir şans vermek zorundayız.
bir kez daha deneyeceğim: yensen yenilsen kalbim hep seninle maçıdır...
galibiyet için gereken golün ikinci yarı ve bu yarının sonlarına doğru bırakılması durumunda şampiyonlar ligine veda edip neyse tecrübe oldu diyeceğimiz maçtır. şansımız çok zayıf olsa da bir şekilde bu maçı kazanacaksak başlama düdüğüyle deli gibi saldırmalı, çok adamla rakibin üstüne gitmeli, öyle her kanada inildiğinde orta yapmayıp topu ayağımızda tutmalı, çift forvet (batuhan-bobo) ve çift ön liberoyla (koray-cisse) oynamalı, enerji manyağı olmalıyız.
porto takımı ilk şıkta yazdığım gibi temposuz yavaş oynayan ve golü ikinci planda düşünen bir takım bekliyor. hani bir ara hagi döneminde galatasaray ilk on onbeş dakika aşırı agresif oynardıya; biz o on dakikayı yarım saat oynayabilsek yeter. iki üç tane atarız diye düşünüyorum. sonrasını ise sonunu düşünen kahraman olamaz vecizesiyle bitirelim.
tabi hayal kuruyorda olabilirim. ertuğrul sağlam hocalık hayatında bu tarz sürprizlere hiç yer vermedi, vermeyecek. ondan eminim.
beşiktaşım, tıpkı ilk maçtaki gibi taş gibi mücadele edip grubundan çıkamamasına neden olacak bir sonuç da alsa hiç önemli değil.
tıpkı ilk maçtaki gibi quaresma'yı kilitlemeli. tamam golü o atmış olabilir. ama ilk maçta, futbolcularımızın zamanında presi ve mücadelesi ile adamın nasıl kafayı yediğine, hatta bir ara sahada sinir krizi geçirebileceğini düşünmeye sevk eden davranışlarda bulunduğuna şahit olduk. dayanamadı, ikinci yarı kanat değiştirdi, yine sinirden pek bir şey yapamadı. diğer futbolcular da o kilitlenince aslında pek fazla bir şey yapamadılar.
maç yine aynı sonuçla bitse, yine son dakikada gol yiyip elensek de sevinmek için sevmedik...
deplasmanda portoyu yenmemiz çok çok zor kağıt üstünde. ama çok enteresan bir durum var ki ortada, hani normal koşullar denir ya hiç bir normal koşula uymuyor. beşiktaşımızın en büyük şansı, gruptaki küçük hesapların ortadan kalkması. beraberlik umamayız, averaj hesaplayamayız. bu nedenle her futbolcudan anormal performans beklediğim maçtır. ama galibiyet bizi iyi takım yapar mı? hayır.
ayrıca olası galibiyetin basına yansımalarını çok merak ediyorum. gözlerine siyah bant çekilen futbolcular, 1 ay sonra nasıl kahraman ilan edilecekler acaba? ya da muhtemel rakipleri göz önüne alarak konuşursak, bir üst turda beşiktaş elendiğinde aynı takım nasıl itin götüne sokulacak?
biz inanıyoruz. ufacık bir şansımız var belki ama işte o şans için sahaya umutla bakıyor olacağız. evet yenilebiliriz, sevinmek için sevmedik der, son 4 senede şampiyonlar ligi şampiyonluğu yaşamış 2 takımın olduğu grubumuzdan 6 puanla geri geliriz.
bu arada beşiktaşla beraber marsilya da kazansa da ben de buradan "beşiktaş dua etsin 8-0 a 10 tane de atabilirdik" şeklinde yorum yapan john arne riiseye hem euro 2008 için hem de şampiyonlar liginin geri kalanı için iyi seyirler dilesem.
mağlubiyet ya da beraberlik halinde pılımızı pırtımızı toplayıp süper lige geri dönüyoruz. kazanmaktan başka bir olanağımız ve çaremiz yok. beni umutlandıran kısım da burası işte. beraberlik yetseydi belki beraberliğe yatmak için geri yaslanacak ve bir gol yeyip mağlup ayrılacaktık. fakat; kaybedecek hiçbir şeyimiz yok! porto kalecisine saldırabildiğimiz kadar saldıracağız. inanmış bir beşiktaş neler yapabileceğini zaten zamanında da kanıtladı bizler inandık onlarda inansınlar yeter. sahaya çıkıp o formayı hakkı ile terletsinler. tur vizesini alamadan da gelseler canları sağolsun derim. lakin; kazanmak için hiçbir şey yapmazlarsa hayal kırıklığına uğratırlar bizleri.
haydi beşiktaşım saldır beşiktaşım! porto'da destan yaz karakartal!
beşiktaş'ımın galip gelmesi için elinden geleni yapacağına, kalpten inandığım karşılaşma. buna o kadar çok ihtiyacımız var ki, o eski kolej havası, takım ruhu daha da güzel canlanacak. hayat bayram olsa denir ya, işte öyle bir şey !
haydi kara kartalım, küçük büyük herkesin kalbi seninle, o siyahın, o beyazın ruhuna al bu maçı.
orada olamasada seni burada destekleyen bir kalp var;
beşiktaş'ın baskı kurduğu, rakip kaleyi abluka altına aldığı müsabaka pek yok bu sezon.. bu nedenle de portekiz'de şöyle saldırırız, şöyle kanatlardan bindiririz demek hayalperestlik.. bununla beraber, porto karşısında bir mağlubiyet ne kadar olasıysa, alınabilecek bir galibiyeti de o kadar ihtimal olarak görüyorum..
şampiyonlar ligi'ne marsilya deplasmanında zaman zaman topa sert, zaman zaman rakibe sert oynayan bir takımın, karşısındaki çıtkırıldım futbolcuları nasıl yıldırdığını öğrenerek başlamıştık.. esasında turkcell süper lig'de sert futbola müsamaha gösterilmemesine alışmış bizlere sert gelmişti belki de o futbol, ortalama bir premiere lig maçında bu sertlik normdur halbuki.. fakat tecrübe edinerek ilerlemesini becerebileceğimizi düşünmüştüm..
bunun ilk göstergesi de porto ile inönü'de oynanan müsabaka idi.. özellikle ricardo quaresma'nın karşısında oynayan bekler, sert bir oyun tercih edip kreatif futbolunun muhtemel tehditlerini asgari düzeye indirmişlerdi.. bunun devamında ortasahada üstünlüğü ele geçirince de, kontrol beşiktaş'a geçmişti.. skora gidememiş, uzatmalarda da bir kontraatakla puansız ayrılmıştık üstün oynadığımız maçtan.. anlamsız bir moral bozukluğunun oyunu ne denli bozabileceğinin örneğini de 15 gün arayla oynanan iki liverpool maçıyla öğrenmiş olduk.. sonra alınan marsilya galibiyeti takımı bir kez daha potaya soktu..
olamaz mı; olur.. fakat öncelikli koşul geriye düşmemek olmalı bu maçta, çünkü geriye düşen bir beşiktaş, bir anda ciddi şekilde demoralize olup yapabileceklerini dahi yapamaz, mücadele edemez oluyor.. hele ki geriye düşüp de açılırsa, süratli hücuma yönelik oyuncularını durduramayız..
ortasahada kontrolün mümkün mertebe beşiktaş'ta kalması şart.. bu nedenle de blok halinde hücum, risksiz ve ayağa paslar, kanatlara atılacak, oradan ver-kaçlarla bulunacak pozisyonlar aranmalı.. burada da beşiktaş'a geldiği günden beri en moralli günlerini yaşayan matias delgado ve pas isabeti faciası kleberson'un yerine gelen "bizim cisse"'ye düşüyor görev.. topu havaya kaldırmadan, yerden, kısa, isabetli oynamak lazım.. elbette ortasahayı kalabalık kurmaktan geçiyor bu biraz da, bu nedenle koray avcı'nın, ya da burak yılmaz'ın 11'de sahaya çıkması sürpriz olmaz..
topu havaya kaldırmadan demiştim; bu şekilde rakibin hata yapıp [çünkü defansif ortasahaları dengesiz bir oyuncu portresi çiziyor] ceza alanına uzak ve çaprazdan duran top veya ısrarla topu çizgiye indirip korner almak lazım.. porto'nun defans oyuncuları çok ciddi pozisyon hataları yapıyorlar bu pozisyonlarda, adam kaçırıyorlar.. o yan toplardan birinin ibrahim toraman'ın kafasına inmemesi için hiçbir neden yok.. hele ki milan stepanov'un oynamayacağını da düşünürsek, ihtimal kuvvetlenecektir.. işte burada da rodrigo tello ve matias delgado'nun kesme crossları ön plana çıkıyor.. [içime doğan bir duran top golümüz olacak]
her şeyden öte de mücadele istiyorum.. farklı liverpool mağlubiyeti sonrasında olduğu gibi, maç sonrası oyun değerlendirmesinde 1 sarı kart görürsem, skoru duymamış olsam da bilirim ki yenilmişiz.. çıkın, mücadelenizi edin, azminizi gösterin; canınız sağolsun.. puanında değilim, kendinizi affettirmenizdeyim camiaya.. savaşan takımın yanındayız..
beşiktaş'ın inönü'de marsilya'dan yediği baskıyı gene yerse bu sefer altından kalkmasının çok zor olduğu maçtır. çünkü başlı başına quaresma bile yaratıcılığı ile kilidi kolayca açabilir. bu yüzden beşiktaş'ın koşup, pres yaparak daha ortasahada porto'yu arkasını sağlama alarak durdurması gerekmekte. tabi beşiktaş'ın kazanmak için gittiğini düşünürsek gol yollarındaki sorun ise gene başını ağrıtacak. haftasonu bursa maçındaki pozisyon kısırlığını bu maçta tekrar yaşamamalarını diliyoruz.
mağlubiyet ya da beraberlik halinde yurdumuzdaki porto taraftarlarının ortaya çıkıp ''-ehehe nasıl koydular lem'' tarzında söylemlere bulunmalarına gebe olan karşılaşmadır ama siyahtır beyazdır ölümdür yaşamdır.
beşiktaşın kazanmak zorunda olduğu karşılaşma. kartal'ın gol bulması delgado ve bobo ikilisinin varyasyonlarına bağlı.gol yememesi için de yapacak bir şey yok aslında.şansa ihtiyaca var.galibiyet; şans, delgado ,bobo üçlüsünün aynı anda çalışmasıyla gerçekleşebilir ancak.
bir galatasaraylı olarak canı gönülden beşiktaş'ı destekliyeceğim maç olacaktır . son günlerdeki delgado'nun gösterdiği müthiş form ve bobo'nun ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan sinsi golleri beşiktaşın en büyük silahları olacaktır bu maçta. eğer defans ile orta saha arasında derin boşluklar vermez ve büyük bir sabırla oynarsa neden olmasın beşiktaş dediğim maçtır.
gözümün önüne yüzüklerin efendisinin son karelerini getiren maç. sahadaki 11 adamıyla, kulübedeki adamlarıyla sauron'un kulesi * önüne kadar düşe kalka gelmiş bir avuç inançlı adam; ki bunlar miğferdibinde, yani kendi kalesinde * rakipleri arkasındakilerin desteğiyle indirmiş adamlardır; son nefeslerine, kanlarına kadar savaşmayı göze almışlardır. karşısında orta dünyanın en güçlü ordularından biri * bulunmasına rağmen herkesin içinde küçük bir umut tanesi vardır. devamını ise 21:45'te izlemeye başlayacağız bu kalpleri şimdiden çarptıran savaşın.