|
|
- çağan ırmak'ın filmlerinde işlediği bazı sahneleri gerçek hayatından aldığını biliyoruz. bu sebeple çağan ırmak'a ilham olması maksadıyla bu mecrada aklımızdaki romantik ve göndermeler dolu sahneleri paylaşacağız. el birliğiyle türk sinemasını bu şekilde geliştirebiliriz ve önerilerin kullanılması durumunda gelecekteki çağan ırmak filmlerini daha fazla "tam bizi anlatmış" havasında izleyebiliriz.
çağan ırmak eğer bu önerileri kullanmayacak olursa, kendi yaşamındaki ayrıntıları filmlerine konu ettiğini bildiğimiz jean pierre jeunet de kullanabilir. öneriler creative commons altında lisanslanmıştır. jenerikte ilgili sözlük yazarının nick'i geçtikten sonra problem yok.
- dekor: loş ışıklı bir oda, bir yatak. yatağın yanındaki sehpada içi su dolu bir bardak var.
esas oğlan yatakta çıplak ve düşünceli şekilde otururken kız da yatakta oturur haliyle oğlana sarılıyor. kız birden ağlamaya başlayıp,
- seni onunla aldattım, ama artık seni sevdiğimi anladım, diyor.
bunu duyan çocuğun 5 saniyelik bir sessizlikten sonra su dolu bardağı alıp suyu içtiğini görüyoruz. su bittikten sonra çocuk hışımla bardağı yere çarparak kırıyor. kamera bir an cam kırıklarına zoom'lanıyor.
yine bir beş saniyelik sessizlikten sonra çocuk, kendi kırdığı bardağın camlarını toplayarak açık pencereden aşağı bırakıyor.
burada sahneden ve çocuğun davranışlarından alt metin olarak, çocuğun aldatıldığı için bir anlık öfkelenip bazı şeyleri bitirmeye çalıştığını ancak sonra düşünerek, kırdığı şeyleri toparlamaya yeltendiğini, uzlaşı mesajları verdiğini okuyoruz. yönetmen bir hareketle bir sayfalık hisleri anlatıyor.
- dekor: loş ışıklı bir oda, bir yatak. yatağın yanındaki sehpada içi su dolu bir bardak var.
esas oğlan yatakta çıplak ve düşünceli şekilde otururken kız da yatakta oturur haliyle durmaktadır. esas oğlan da yatağın yanındaki sehpaya uzanarak bardağı alır ve bir dikişte suyu bitirir.
burada sahneden ve çocuğun davranışlarından alt metin olarak, çocuğun hararet yaptığını, hayatta her daim var olan susamışlığımızı giderebilmek için gerekli enerjiyi harcamamız gerektiğini, bunun için emek vermekten çekinmemizi, bu büyük mücadele sonunda istediklerimize er- geç ulaşacağımızı ve susamışlığımızı gidereceğimizi, evde hasta varsa iyileşeceğini, mutlu bir haber alınacağını, evden bir kişini uzun bir yolculuğa çıkacağını, bekar varsa da evleneceğini anlıyor, bu mesajları okuyoruz. yönetmen bir hareketle ana britannica kadar hisleri anlatmış oluyor -valla-
- dekor: loş ışıklı bir oda, bir yatak. yatağın yanındaki sehpada içi yarısına kadar su dolu bir bardak var.
esas oğlan bardaktaki su gibi yarı çıplak yatağında düşünceli bir şekilde otumaktadır. kızın üzerinde oğlanın gömleği aynı esas oğlan gibi yarı çıplak bir şekilde içeri girer ve sehpanın üzerindeki suyu yarısına kadar içer.
burada sahneden, bardaktan, gömlekten ve yarım sudan alt metin olarak, bardağın dolu tarafını mı yoksa boş tarafanı mı görmeliyiz mesajı verilirken. kızın bardağın yarısına kadar dolu olan suyun yarısını içmesinden ise içeride esas oğlanı aldattığı kişiyle konuştuğunu ve uzlaşımcı, her an itiraf edebilirim gibi hava verdiği sonucuna ulaşılabilir. yönetmen bir gömlekle yarım sayfalık hisselerini bir sayfada anlatarak konuyu uzatmış oluyor.
- dekor: loş ışıklı bir oda, bir yatak. yatağın yanındaki sehpada içi yarısına kadar su dolu bir bardak var.
burada sahneden ve bardağın davranışlarından alt metin olarak yapımcının parasının tükenmiş olduğunu, çağan ırmak'ın filmin güzel ve hüzünlü kadın oyuncusu başta olmak üzere tüm ekibi toplayıp, kültür bakanlığı senin, eurimages fonu benim, finansman bulma turuna çıktığını anlamaktan çok seziyoruz. yönetmen üç a5'lik senaryo eskizini kamerasını bile çalıştırmadan anlatmış oluyor.
- direk sahne: karartıdan siyah bir kadın saçına açılan kamera. bir kadın kafası. kamera mantıklı bi mesafede duruyor. ensesindeyiz şimdi kadının. tanrım, bu nasıl bir yaratıktır enseden aşağı doğru inen? pire?
sonra bir aria başlar derinden, kadının eli hable con ella dansçıları gibi salınarak enseye doğru ilerler. eldeyiz uğur.
artık ordaki kırılma anını nasıl bir geçişle tamamlar bilemem, bize yorganı mı, çakmağı mı göstersin, nasıl bir ince ayar anlayışı varsa artık, ona bırakıyorum. ben sadece çağrışım yanıyla ilgilendim. midem bu son filminde bu kadar kalktı evet.
- kontrastın çok şık yakalandığı bir yatak odası, çıplak bir kadın, çıplak bir adam, dolu bir su bardağı. adam sevişme sonrası susar. iki anlamlı olarak. susuzluğunu giderir ama sessizliğini bozmaz. kadın bardaktaki su bitmeden kendisinin de susadığını söyler. adamımız oralı olmaz ve suyun tamamını içer.
kadın: sen kimseyi sevemezsin.
adam: evet, sevemem, hayallerim yok benim.
kadın: insanın pipisi büyüdükçe, hayalleri küçülür mü?
- "dekor: loş ışıklı bir oda, bir yatak. yatağın yanındaki sehpada içi sprite dolu bir bardak var.
esas oğlan yatakta çıplak ve düşünceli şekilde otururken kız da yatakta oturur haliyle oğlana sarılıyor. kız birden ağlamaya başlayıp,
- seni onunla aldattım, ama artık seni sevdiğimi anladım, diyor."
erkek: sen kimsin lan?
- karartıdan uzun bir saça açılan kamera. uzun saçlara odaklı olarak kamera duruyor. kadın konuşuyor, anlatıyor. kamera yavaş yavaş yukarı doğru çıkıyor. meğer uzun saçlı olan adammış, kadın kısa saçlıymış. ne acayip lan kandırdı resmen adam bizi.
- dekor: loş ışıklı bir oda, bir yatak. yatağın yanındaki sehpada içi su dolu bir bardak var. (burası copy paste artık)
erkek, yataktan kalkmadan suyu alıp üzerine döküyor. yüzü görünmüyor. kadın anlamsız bakışlarla erkeği süzüyor. kadın güzel, sade ve hüzünlü.
erkek: ben suyu içmem, üstüme dökerim. tenim yangın yeri, içim buz gibi.
kadın: karlar üstündesin... (devamını ezbere biliyor insanlık)
erkek: ölmem ben. hayallerim yok çünkü.
kadın: insan büyüdükçe... (dayanamıyorum)
erkek: yok büyüdükçe hayalleri satıp nakte çeviriyorsun. misal bu film.
ve o sahneye kadar yüzünü göremediğimiz erkek oyuncuya dönüyor kamera. evet, çağan ırmak! böyle de post-modern...
- dekor: loş ışıklı bir oda, bir yatak. yatağın yanındaki sehpada yarım ekmek ve koska tahin helvası var.
esas oğlan yatakta çıplak ve düşünceli şekilde otururken kız da yatakta oturur haliyle sehpaya doğru uzanıyor. elini helvaya attığında pakedin boş olduğunu görerek esas oğlana dönüp
-piç kurusu, bunu nasıl yaparsın! diyor.
asıl toplumsal gerçekliğimiz, bizi yansıtan ayna budur. çünkü fransız filmleri gibi evian su ile kepek ekmeği, jambon ya da ne bileyim domuz pastırması olmamalı bu tarz sahnelerde. ekonomik kriz var ve herkes harcamalarına dikkat ediyor. ayrıca esas oğlanın helva ekmeği kıza çaktırmadan hangi arada
götürdüğü ise manidar bir durum. hani spiritüel bir vaka da söz konusu. buradan çağan ırmak'ın bana old and wise'ı çal adlı kısa filmine bir gönderme yaptığı da düşünülebilir bu şekilde.
- yer, florosanla aydınlatılmış bir oda. fonda him den wicked game çalıyor. kız birden;
"ne yani, sana aşık olmadığımı mı düşünüyorsun" diye sorar. adam mahçup bir şekilde kafasını öne eğer ve şöyle der;
"bilmiyor musun? kimse kimseye aşık olmaz. sen daha iyilerine layıksın."(soyut, 25.11.2008 11:17)
- dekor: loş ışıklı bir oda, yatakta bir kaltak. yatağın yanındaki sehpada içi su dolu bir bardak var.
esas oğlan yatakta çıplak ve düşünceli şekilde otururken kadın ise sehpaya doğru uzanıyor. kaltak önce bardaktan bir yudum su alıp elini sigaraya attığında pakedin de boş olduğunu görerek esas oğlana dönüp
-piç kurusu, çeşmeden mi doldurdun! bunu nasıl yaparsın! diyor.
asıl toplumsal gerçekliğimiz, bizi yansıtan ayna budur. çünkü fransız filmleri gibi evian su ile kepek ekmeği, jambon ya da ne bileyim domuz pastırması olmamalı bu tarz sahnelerde. ayrıca esas oğlanın sigarayı çaktırmadan hangi arada götürdüğü ise manidar bir durum. hani spiritüel bir vaka da söz konusu. buradan çağan ırmak'ın bana old and wise'ı çal adlı kısa filmine bir gönderme yaptığı da düşünülebilir bu şekilde
- dekor: loş ışıklı bir oda, bir berber bir berbere gel pire berber yatak. yatağın yanındaki sehpada su var, bardak yok.
esas oğlan yatakta çıplak ve düşünceli bir şekilde oturuyorken birden bire üzerindeki altı yorganı birden sağa sola çekiştirerek yataktan çıkmaya çalışıyor. kadın "napıyorsun?!" der gibi bir kaşını havaya kaldırıyor. adam yataktan kan ter içinde kurtulmayı başarıp ayağa kalkıyor, ne kadına bakıyor ne de su içiyor namussuz. cemer su'dan o kadar reklam parası almıştık halbuki.. bilgisayarının başına oturduğu anda çağan ırmak'ın tansiyonu düşüp gözlerinde yıldızlar uçuşuyor.
esas oğlan sözlüğü açıp çatır çatır giri döktürmeye başlıyor.. esas oğlan işi gerçekten biliyor.
- dekor: karanlık sayılabilecek bir oda, bir yatak. yatağın yanındaki sehpada içi su dolu bir bardak var
esas kız yatakta çıplak bir şekilde yatmaktadır. (oda karanlık olduğundan zor seçilmektedir) tuvaletten çıkan esas oğlanımız içeri girer ve kızın yanına uzanmak için yatağa doğru ilerler. karanlıkta sehpaya çarpar ve bardak yere düşer ama kırılmaz. tekme atarak bardağı olay yerinden uzaklaştırır.* oğlanımız tuvalette ellerini yıkadığından elleri hala ıslak ve soğuktur ve ellerini yatakta hiçbir şeyden habersiz yatan kızın sırtına değdirir. kızımız bu ani hareket karşısında önce hööyööyy diye tepki verir ve "ağzına sıçıyim! ağzına sıçıyim senin!" der. en son olarak ise oğlanımız seviştiği kadına sarılıp uyuyamayan erkek misali götünü döner yatar.
burada sahneden, yönetmenin hala bazı tabuları yıkamayım çıplak olan kızımızı karanlıkta bıraktığını, türk toplumunun hala böyle sahneleri fazla kaldıramayacağını çıkarırız. bardağın kırılmaması ise alt metinde nazar'ı temsil eder. soğuk ellerini sırta değdirmek ise oğlanımızın güvensizliğini, götünü dönüp yatmasıda öküzlüğününü bir simgeler. -
- dekor: 100'lük ampülle aydınlatılmış bir oda. bir yatak. yatağın yanındaki sehpada içi su dolu bir bardak var.
esas kız yatakta çıplak olarak uzanmaktadır. içeriden gelen esas oğlan ise ışığı kapatmaya yeltensede esas kız buna itiraz ederek ışıkların açık bir şekilde sevişmek ister. sırf bu boktan sebepten dolayı aralarında kavga çıkar ve esas oğlanın bütün şevki kırılarak böyle aşkın ızdırabını der ve çekip gitmeye yeltenir. kızımız ise sehpanın üzerinde duran suyu ise esas oğlana fırlatır. zaten gergin olan ortam iyice kızışır. esas oğlan tam kıza tokat atmaya yeltenicekken elektriklerin kesilmesi ise esas oğlanın aradığı ortamı bulmasını sağlayacak üstüne üstlük sonu sevişme ile biten kavgalar'ı düşünerek esas kızla sevişecektir.
burada sahneden, yönetmenin suyla şaka olmayacağını, yapanın başına hiçte iyi şeylerin gelmeyeceği mesajı verilirken. elektrik ve suya yapılan zamlara alt metinde gönderme yapılmıştır.
|