(görsel: nefes/108699)
çıkış tarihinden aylar öncesinde dahi üzerine yorumlar yapılmış; miitarist, milliyetçi, full metal çakması vb. bir çok şekilde yaftalanmış film.
*******lütfen görsele bakınız*******
bu oyların tahliline geçelim. öncelikle bu oyları verenlerin hemen hepsi tahmin ettiğimiz gibi t.c. devleti vatandaşıdır. o yüzdedir ki ortalama bu kadar yüksektir burası aşikar, yoksa bu filmi 2008 verilerine göre 722 milyon isviçre frangı (1 if yaklaşık 1.4 tl) gelirini silah ihracatından elde eden isviçrenin bir vatandaşına seyrettirseniz pek bir şey ifade etmez onun için. çünkü 2. dünya harbinin tam ortasında kalmasına rağmen bir isviçreli için savaş ve kan pek önemli değildir onun kazandırdığı para haricinde.
tekrardan konumuza dönersek %1 in üzerinde oylar 1,7,8,9,10 puanlarında. gelelim bir filme puan verirken izlememiz gereken en basit yol nasıldır sorusuna, heralde şunun gibi bir deklemdir: (görsellik+senaryo+oyunculuk+ses=toplam puan). şimdi %88-%89 gibi bir kitle 7,8,9,10 puanlarını %4.6 lık bir kitle de 1 puanını layık görmüş. %4.6'lık dilimdeki pek sevgili önyargısız sinema sever arkadaşlar tamam belki konu sizi sarmadı, sergilenen oyunculuk performanslarını da beğenmediniz ama gözünüzün, kulağınızın hürmetine bu görselliğe ve sese sahip yüzlerce türk filmi var da o yüzden mi 1 puan verdiniz.
şimdi filmin çıkışından aylar öncesinde yorum yapanlara soruyorum; bu ülkenin %80'imi milliyetçi ya da militarist? yoksa...
neyse esas konumuz olan filme gelelim. film ince elenmiş, sık dokunmuş birincisi bu, yani bir emek olduğu ortada. filmdeki duygu ve düşünce yoğunluğuna gelirsek milliyetçilik ve militaristlikten hele hele ırkçılıktan bahsetmek ayıp olur, baskın olan askerlerin ve çevresindeki insanların ruh halleri, duygu ve düşünceleridir. filmdeki ufak ayrıntılara girmeye çalışırsak içinden çıkamayız fakat bir örnek olması açısından doktor denen şahsın elindeki tüfeğin gölgesi iyi bir ayrıntı olacaktır. film her yönüyle izlenmeye değerdir, tavsiyem filmin orası öyleydi bursaı şöyleydi yorumlarına kulak asmayın gidin izleyin. kanımca türk sinemasının bir süredir yükselişte olduğunun göstergesi olan filmlerden biri olmuş.
propaganda konusuna gelirsek, 20. yy sonrası baktığımızda propaganda önemli bir konudur(hitler almanyası, sscb, abd...) ve elinde yeterli güç ve donanımın varsa yaparsın. ben nefese baktığımda bu unsurun yeterince kullanılmadığını düşünüyorum. bunu neye dayanarak söylüyorum peki? bunu ben dahil hepimizin ağzı açık seyrettiği brave heart, er ryan'ı kurtarmak,schindlerin listesi vb. filmlere dayanarak söylüyorum. ya arkadaş normalde 2 tarafın da alakası olmayan bir bölgeye alt tarafı bir çıkartma yapılıyor* ve bunun üzerine o kadar film, oyun yapılıyor yine ben dahil içimizden bir kişi çıkıp ta propaganda yapıyorlar demiyoruz hayran hayran seyrediyoruz ya da oynuyoruz. ama biz bir film çekince propaganda yapılıyor, haklı gösterilmeye çalışılıyor vb. bir çok gereksiz yorumda bulunuyoruz. ben o taraf, bu taraf o film, bu film ayrımı yapmıyorum. bir kültür olarak, bir coğrafya olarak, bir tarih olarak, bir millet olarak çanakkale'de bir destan yazmışız ama bırakın filmini, belgeselini dahi kendi belgelerimizle, kendi insanımızla, kendi anılarımızla çekemiyoruz. mustafa kemal atatürk hakkında bile dünya çapında bir eser veremiyoruz(kastım sadece film, belgesel değil). yabancılar ondan bizim yaptıklarımızla değil, başkalarının, zamanında söyledikleriyle ya da başkalarının yaptıklarıyla haberdar oluyorlar. bir dönemin çocuklarına gidin sorun mustafa kemal atatürk'ün mü yoksa kılintının, buşun, usamebinladinin, saddam'ın mı adını daha çok duymuşlar. kısacası elinde malzeme var da dünya çapında propagandanı yapamıyorsan eksik ya da yanlış olan bir şeyler vardır. üzerinde güneş batmayan ülke olarak adını tüm dünyaya duyurmuş, dilini dünya dili haline getirmiş bir ülke alakasız bilim-kurgu yapımlarında dahi propagandasını yapıyorsa fazla söze gerek kalmıyor.
son olarak bir muhabbet vardır; dünyadaki bütün milletleri kazanlara koymuşlar, hepsinin kapağını kapatmışlar, bizimkini açık bırakmışlar.
bu ülkenin insanı birdir ya hep beraber çıkarız ya da topluca batarız. sen türksün, sen kürtsün, sen lazsın, sen soydaşsın, sen alevisin, sen çingenesin, sen hristiyansın, sen müslümansın ayrımının hiç bir alamı yoktur. anlamlı olan tek şey varsa o da ben kimim sorusudur, cevap sonunda insanım kelimesiyle bitiyorsa hiçbir sorun yoktur.
daha fazlasını oku