tek erin muharebe silahı, karısı, sevgilisi, 4,5 kiloluk erkeklik organıdır. (“this is for fighting, this is for fun.”) bu 4,5 kilonun ne anlama geldiğini, “feek omza!” komutuyla birlikte drannk diye köprücük kemiğinize inince kavrarsınız. o, metal gövdesi güneşte parlayan hermafrodit bir android, hırçın bir “dominatrix”tir.
dört yiv dört setli namlusundan 7,65mm çaplı mermiler boşaltır. bu, asker dönüşü hepimizin ağzımızdan salyalar akıtarak anlattığımız üzere, nato envanterindeki en öldürücü piyade tüfeği yapmaktadır kendisini. g3 rocco ise, amerikalıların m16’ları ya da almanların g36’ları muhasebeci osman amca’dır. aslında çoktan trafikten men edilmiş olması gereken, v8 motorlu, modifiyeli “amerikan”ımızdan bahsedermiş gibi bahsederiz o’ndan. uygar dünya’nın en etkili ölüm makinalarından birinin elimizden geçmiş olmasından gizli bir gurur duyarak.
nişancı dürbünü, bomba atar, şerit mermi takabilir, aksesuarlarla zenginleştirip güzelleştirebiliriz sevdiceğimizi. harbiyle, bezle, pamukla, gazla, yağla temizler, söker, takar, kurar, doldurur, boşaltır, tıkır tıkır çalıştırırız. elimizde, omuzumuzda, sırtımızda, türlü pozisyonlarda zevkten zevke koştururuz o'nu. o da bu çabalarımızı karşılıksız bırakmaz, mermisiyle zımbalar, süngüsüyle deşer, dipçiğiyle kafa patlatır.
daha o’nu elimize almadan, gücünü hissetmeden önce okuyup ezberlediğimiz güvenlik kurallarındaki bir çok madde, o’na bir güzelleme gibi yazılmıştır. “tüfeğimi hiçbir surette kimseye doğrultmayacağım.” “süngüyle kimseye şaka yapmayacağım.” “tüfeğim boş olsa dahi kimseye şaka yapmayacağım.” uzar gider. böyle şakalara ancak savaşta izin vardır.
askerin/erin/erkeğin kullandığı bir cihaz değil, vücudunun bir uzvu, bir uzantısıdır g3. başka hangi dilde üreme organının kurma kolundan bahsedilir ki?
daha fazlasını oku